Toplu Sms

selülit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selülit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu’nun Selüitler için Lahana Kürü

Lahana Kürü nasıl hazırlanıyor?

3-4 adet beyaz lahana yaprağı, kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve hafif ateşte ağzı kapalı olarak 15 dakika pişirilir.


Aç veya tok karnına 
Sabah bir su bardağı ve akşam bir su bardağı olmak üzere için. Bu işleme toplam 5 gün devam edin.

Bu kürü 3 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin ve tekrar 3 gün uygulayın. Bu şekilde toplam 21 gün içerek kürü tamamlayın.

Bu uygulamadan sonra 21 gün ara verin.21 gün aradan sonra sadece haftada bir defa 
sabah ve akşam,aç yada tok karnına 1 su bardağı içilerek selülitler yok olana kadar bu küre devam edilir.

Damak tadına uygun olsun ya da içimi kolay olsun düşüncesiyle haşlama suyuna hiç bir şey ilave etmeyin.

21 günlük kür için kesinlikle ihtiyacınız olan miktarı bir defada değil, her gün taze olarak hazırlamanız öneriliyor.
Kan dolaşımını düzenlemek için kullanımı:


3-4 adet beyaz lahana yaprağı, kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve hafif ateşte ağzı kapalı olarak 15 dakika pişirilir. 


Birinci hafta 
Sabah ve akşam aç veya tok karına bir su bardağı içilir.

İkinci ve üçüncü haftalarda gün aşırı (bir gün atlayarak) 
Sabah ve akşam aç veya tok karına bir su bardağı içmeye devam edin.

Dördüncü haftadan itibaren iki günde bir olmak üzere iki hafta daha uygulayıp kürü sonlandırın.

Üç ay ara verdikten sonra aynı kürü tekrar edin.
Lahana Kürü selülit haricinde nelere iyi geliyor?
Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu Lahana Kürü formülüyle,3 haftalık uygulamadan sonra kadınların en büyük sıkıntılarından biri olan selülitlerin yok olacağını belirtiyor.Aynı zaman da bu kür kilo vermede,vücuttaki toksinlerin atılmasında,kolon kanserinin önlenmesinde,kan dolaşımının hızlanmasında da büyük rol oynuyor

6 Adımda selülite çözüm

Selülitlerim Yok Oldu!
Yaklaşık 2 ay önce selülite karşı savaş ilan etmiş, uyguladığım yöntemlerde başarılı sonuca ulaşırsam; sizinle paylaşacağımı söylemiştim. Eğer, siz de "Selülit nasıl geçer?" diye soruyorsanız; cevap için o gün, bu gündür çünkü selülitlerim yok oldu!
Selülitle savaş yolculuğumu okumaya başlamadan önce belirteyim; sizi uzun bir yazı bekliyor ama mutlaka sonuna kadar okuyun! Çünkü gerçek deneyimlerimi ve başarılı sonuç aldığım yöntemlerimi anlattım hem de her biri çok kolay… Ben kurtuldum, siz de selülitlerinizden kurtulun diyerek okumanızı ve uygulamanızı tavsiye ediyorum.
Birinci Adım: Su ve Doğum Kontrol Hapı
Düşmanımı iyi tanımak için selülite neden olan etkenleri araştırdım ve değerlendirdim. Öğrendim ki doğum kontrol hapları, hormonal dengeleri değiştirdiği ve vücuda östrojen yüklemesi yaptığı için selülite yol açabiliyormuş. Bir de benim gibi az su içen bir 
sinsansanız; vücuttaki kan dolaşımı yavaşlıyor ve selülit riski daha da artıyormuş.
Bu bilgiler doğrultusunda anladım ki doğum kontrol hapı kullanmamam ve hem selülitlerden kurtulmak hem de vücut sağlığımı korumak için günde 2 litre su içmem gerekiyor. Doğum kontrol hapını bıraktım, günde 2 litre su içmeye başladım. Su içmeyi unutmamak için de çalışma masama kocaman bir sürahi su ve ilgi çekici bir bardak koydum. Gözümün önünde olunca sürekli içmeyi alışkanlık haline getirdim. Üstelik vücudumun ihtiyaç duyduğu suyu karşıladığımda daha enerjik olduğumu da gördüm.
Demek ki selülitlerden kurtulmak için mutlaka su içmemiz ve doğum kontrol hapı kullanmak zorundaysak; daha fazla su içmemiz gerekiyor. Böylece vücuttaki kan dolaşımını hızlandırıyor ayrıca zararlı maddeleri vücuttan atabiliyoruz.
İkinci Adım: Tuz ve Şeker 
sSelülit hakkında araştırmalarıma devam ederken tuz ve şeker tüketiminin hem genel vücut sağlığını kötü etkilediğini hem de selülit oluşumuna neden olduğunu bir kere daha öğrendim. Özellikle tuz; vücuttaki suyu tutuyor ve vücudu şişirip, kan dolaşımını zayıflatıp selülite neden oluyordu.

Ben ki çay ve kahvesine 2 kaşık şeker atmadan, yemeğin tadına bakmadan tuz ekleyen bir insandım ve düşmanıma yardım ediyordum. Demek ki tuz ve şekeri yavaş yavaş hayatımdan çıkarmam gerekiyordu. Eski günlere nazaran daha az şeker ve daha az tuz kullanıyorum. Elbette damak tadımın alışkanlığı vardı, tuzsuz yemekten keyif alamıyordum ama irademe hâkim oldum ve bunun da üstesinden geldim. Yaşadıktan sonra anlıyorum ki yemeğin tadını almak için o kadar da tuz kullanmama gerek yokmuş. Tatlı krizlerimi ise kuru meyvelerle geçiştiriyorum.
Üçüncü Adım: Kahve 
s
Kremalı, bol şekerli kahvelerin; selülite neden olduğunu öğrendiğim anda kahvesiz nasıl yaşarım diye düşünmeye başlamıştım. Türk kahvesi ve granül kahvelerin günde en fazla 2 fincan tüketilmesi ayrıca çok şekerli olmaması gerekiyordu. Çünkü yüksek miktarda kahve tüketimi, kan dolaşımını yavaşlatıyor ve kilo almaya sebep oluyordu.
Kendimi bir kahve sever olarak tanımlarken, çok sevdiğim kahveden nasıl vazgeçebilirdim? Vazgeçmedim, faydalı bir çözüm buldum! Çok çalışıp uykusuz kalmam gereken gecelerin dışında günde yalnızca 2 fincan sütlü kahve içtim. Biraz sıcak su, biraz süt ve az kahveyle damak tadıma uygun kahveler hazırladım ve şimdi bu keşfimden dolayı mutluyum.
Dördüncü Adım: Spor Yapmak
SHareketsiz yaşam, genel vücut sağlığını olumsuz etkilerken hem kilo almaya hem de selülite neden oluyordu. Yürüyüş, step, yüzme, ağırlık çalışması, pilates ya da yoga… Kendime uygun bir egzersiz türü seçmem gerekiyordu, bense en pratik olanı tercih ettim: açık havada yürüyüş yapmak…

Formda kalmak, selülitlerimden kurtulmak için mutlaka egzersiz yapmalıydım ama ben yakın mesafelere bile arabayla giden biriydim. Öyle tembeldim ki 5 kat merdiven inip çıkmak yerine bakkala telefon açıp siparişlerimi getirmesini istiyordum. Çalışmak için bilgisayar başına oturduğumda elimdeki işler bitene kadar belki 4 saat hiç kalkmadan oturuyordum. Tabii ayağa kalktığım anda bacaklarımdaki uyuşmadan dolayı yere basarken zorlanıyordum. Evet, yine düşmanıma yardım ediyordum ve buna bir son vermeliydim. Arabayla, ofisin kapısına kadar gitmekten vazgeçtim; 200 metre önce indim. Eğer hava da güneşliyse; kulağımda kulaklıklarım müziğimi dinleyerek kadar ofise kadar yürüdüm. Acelem yoksa mesafeyi daha da artırdım. Çalışırken, saatte bir kez bilgisayar başından kalkıp odanın içinde 10 dakika kadar yürüdüm. Metroda bile yürüyen merdivenler yerine normal merdivenleri kullanmaya özen gösterdim.
Beşinci Adım: Kese Yapmak
Beslenme ve yaşam alışkanlarımı değiştirdiğime göre cilt yüzeyimi dışarıdan da desteklemeliydim. Kan dolaşımımı hızlandırmak için yapabileceğim en etkili işlemlerden biri keseydi. Zaten banyo yapıyordum, 5 dakika da kese yapmak için ayırabilirdim.  s
Şimdiye dek yüzeyi pütürlü keselerden kullanıyordum ancak faydasını görememiştim. Bu konuda bir değişiliklik yaptım ve ipek kese kullanmaya başladım. Böyle muhteşem bir kese olamaz! Hem cilt yüzeyindeki ölü derileri temizliyor hem de kan dolaşımını hızlandırdığı için selülitleri yok ediyor. Harika değil mi? Her banyo yapışımda Kelebek markalı Türk hamamı serisinden ipek keseyle selülit olan bölgelere masaj yaptım ve eminim ki çok işime yaradı!
SAltıncı Adım: Aynaya Bakmak 
İşte selülitle savaşın en keyifli ve motive edici aşaması: aynaya bakmak! Selülite karşı yöntemleri uygularken ve daha iyi olduğunu hissetmeye başlamışken en seksi iç çamaşırlarımdan birini giyip boy aynasının karşısına bakıp kendimi inceledim. Günden güne selülitlerin azaldığını görmek; harika hissettiriyor ve yolumda devam etmek için bana güç veriyordu.
Hoşça kal Selülit!
S
İşte benim selülit yolculuğum böyleydi… Sadece 2 ayda o lanet olası portakal kabuğu görünümünden kurtuldum ve aynadaki görüntümden çok memnumum! “Kadın isterse; alır!” sözünü kanıtladığım için kendimle gurur duyuyorum! Lütfen, bir kere daha yazının başına dönün, dikkatlice okuyun ve uygulamaya geçin. Selülitsiz hayat gerçekten harika!
Selülitler, usturuplu bir yerimde olsaydı; öncesi ve sonrası diye fotoğraflarını çekip size göstermek isterdim ama malumunuz mümkün değil :)

Selülite karşı yeni yöntemler

Selülite karşı yeni yöntemler
Yeni çıkan uygulamalardan biri Sudatonic. Infrared terapi sistemi olarak bilinen yöntem, zayıflamayı ve toksin atmayı 
sağlayan bir uygulama. Sudatonic uygulaması hakkında bilgi veren Bioritm Institute’den Kamuran İşsezer, işlemin yaklaşık 1.5 saat sürdüğünü belirtiyor.

Nasıl bir yöntem?
Yöntem, kilo vermenize yardımcı olurken toksinlerden arındırmayı da amaçlıyor. Uygulama, 10 seanslık paketler halinde sunuluyor. İşlemin haftada iki ya da üç defa uygulanması gerekiyor ve 10 seansta ortalama 5 kilo verilmesi hedefleniyor. Her seansta kilo ölçümü yapılıyor. Uygulama yapılacak kişi geldiğinde ilk önce kilosuna bakılıyor, yağ ölçümü yapılıyor, problemli bölgeler ölçülüyor ve uygulamadan sonra tekrar karşılaştırma yapılıyor. İşlemin hemen sonrasında sonuç görmek mümkün oluyor.
Genetik faktörler, beslenme, kötü yaşam biçimi, hareketsizlik, stres, alkolün neden olduğu selülitler, terleme yoluyla toksinlerin atılmasıyla gideriliyor.

Nasıl uygulanıyor?
Uygulama yapılacak kişinin işleme girmeden en az yarım saat ya da bir saat önce yemek yemesi gerekiyor. Çünkü işlemden çıktıktan sonraki üç-dört saat birşey yenmiyor. İşlem, vücutta yağ yakmayı hızlandırmayı hedefliyor.
Yağ hücrelerinin azalmasına ve lenfatik dolaşımla atılmasına yardımcı oluyor.
Uygulama yapılacak kişi önce iki bardak su içiyor. Sonrasında kilosu ve yağ ölçümü yapılıyor. Yöntemin dört tane özel kremi bulunuyor. Uygulama yapılacak kişinin vücuduna ilk olarak masajla özel bir krem sürülüyor. Ondan sonra fazlalık olan bölgeye özel bir krem sürülüyor. Sonra kişi sarılıyor ve ısı uygulaması yapılıyor. Uygulama 60 dakika sürüyor. Çıktıktan sonra tekrar ölçüm alınıyor.
Sonrasında ise bitim kremi sürülüyor. 4-5 seans sonra fazla kilosu olan kişilere hızlı sonuç almak için sürülen kremin daha güçlü olanı tekrar sürülüyor.
Infrared ısı terapisi egzersiz görevi de görüyor. 20-30 dakikalık bir seans, 6 millik koşuya eşdeğer oluyor. Bu işlemlerle beraber diyetisyen kontrolünde beslenme de kontrol ediliyor.

Başka faydaları da oluyor mu?
İşlem, cildi de güzelleştiriyor. Cilt hem sürülen kremler hem de terlemeyle atılan toksinler sayesinde değişiyor.
Bir hafta boyunca ciltteki değişiklik hissediliyor. Kişilere uygulamaya girmeden önce, haftada iki defa, vücut peelingi yapmaları öneriliyor.

Hangi bölgeler için daha etkili?
İlk olarak karın ve üst bölgede değişiklikler görülüyor. Sonra kalça ve bacaklarda incelme sağlanması hedefleniyor.

Kimlere yapılamıyor?
Kalp pili taşıyanlar, hamileler ve vücudunda implant ya da platini olan kişilere bu uygulama yapılamıyor.

DİKKAT! Hastalar Slim Lipo işleminden önce aspirin ve kan sulandırıcı içmemeli. Balık yağı, Omega 3, Quenzim Q 10, ginseng, ginko bloba gibi bitkisel ya da hayvansal besin takviyelerinin ciddi kan sulandırıcı etkileri bulunuyor. Mutlaka doktorlarına işlemden önce bunları belirtmeleri gerekiyor.


Slim Lipo nasıl bir yöntem?

Estetik dünyasındaki yeniliklerden biri Slim Lipo. Aslında bir lazer liposuction yöntemi. Tek farkı daha kısa sürede daha hızlı sonuç vermesi

Liposuction dünyada en çok yapılan estetik cerrahi ameliyatı olarak kabul ediliyor ve ülkemizde de neredeyse birinci sırada geliyor. Bu durumun en önemli nedeni ise son 20-30 yılda obezite ve bölgesel yağlanma sorunun artması. Fakat liposuction bazı durumlarda en iyi yöntem olsa da uzun süren şişlik, morluk, acı ve ciltte oluşan çukurluklar nedeniyle hastaları korkutabiliyor. Bu nedenle araştırmalarını sürdüren estetik dünyasındaki yeniliklerden biri de Slim Lipo. Bu yöntem aslında bir lazer liposuction yöntemi. Tek farkı daha kısa sürede daha hızlı sonuç vermesi. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güner, “Bu yöntem fiber optik uzantısı olan bir lazerin liposuction borusunun içinden geçirip yağı eritmesiyle ortaya çıktı. Uygulamada sadece yağ dokusunun eritilmesi hedefleniyor. Diğer dokulara dokunulmuyor. Lazer, yağ dokusunu gördüğünde bütün enerjisini ona aktarıyor ve yağ dokusunu eritmeye çalışıyor, böylece çevredeki dokulara zarar verilmeden işlem yapılmış oluyor” diyor.

Göz altı torbalarına son!
Slim Lipo, yağ olan her bölgeye uygulanabiliyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, “Saçlı derinin altında bir yağ birikmesi varsa bunu keserek almaktansa lazerle eritebiliyoruz. Göz çevresindeki yağ fazlalıkları için de bu yöntem kullanılıyor. Çok ince bir fiberle göz çevresindeki fazlalıkları kesi yapmadan yok edilebiliyor. Bir iğne deliğinden lazer fiberi yağa tutuluyor ve o bölgeye parmakla dokunduğunuzda erimiş yağ dışarı çıkıyor. O ince deliğin kapanması da yarım saat sürmüyor. Hasta sonrasında hemen gündelik hayatına dönebiliyor.

Karın geriliyor, bacaklar düzeltiliyor
Slip lipo ile germe işlemi de yapılıyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, eskiden karın germe ameliyatını 10 hastanın 10’una yaparken şimdi 10 hastanın 7 tanesine yaptıklarını belirtiyor. Bu yöntem sayesinde daha az cerrahi müdahale yapılmış oluyor ve hasta daha hızlı sürede gündelik yaşamına dönüyor.

İnce kollar
Slim lipo, kol bölgesine de uygulanabiliyor. Kolda sarkma bu yöntemde çok az görülüyor. Op. Dr. Hüseyin Güner, “Eskiden kolunda fazlalık olan her hastaya cerrahi, yani kesi yöntemi önerirken şimdi 20 hastadan birine cerrahi öneriyoruz. Hasta çok ileri yaştaysa ve kol içinde çok fazla kırışıklık varsa hastalar kırışıklığın da tedavisinin de yapılmasını istiyorlar. Slim lipo ile sarkmayı engellemek mümkün ama kırışıklıkları tam olarak geçiremiyoruz” diyor.

Meme küçültülüyor
Yöntemle, meme küçültme de yapılabiliyor. 35 yaşından sonraki iri memeli hastalar bu işlem için çok uygun. Çünkü bu yaşlarda memede süt üreten kısmı azalırken yağ dokusu artıyor. Slim lipo yağı eritmeye ve memeyi küçültmeye yardımcı oluyor.

Hasta sonuçları ne zaman görüyor?
Hastanın ilk kontrolü işlemden sonraki dördüncü gün oluyor ve o zaman bile fark görülüyor. Belden yukarı olan kısımlarda daha hızlı sonuç alınıyor. Dizden aşağıya olan kısımlar, kalpten uzak olduğu için dolaşım problemleri nedeniyle daha geç ortaya çıkıyor. Ama 1 ya da 1.5 ay içinde iyileşmenin yüzde 60’ı görülüyor. Ayak bileğinde ise hastanın bazen 2 ay beklemesi gerekebiliyor.

Liposuction’dan farklı
Liposuctiondan sonraki en büyük şikayetlerden biri iyileşmenin geç olması yani ağrı, şişlik, morluk olması, genel anestezi tercih edilmesi, lokal sedasyonla yapılacaksa da dışardan takviye olması, 4-8 hafta korse kullanılması. Ayrıca liposuction’dan sonra ciltte girinti, çıkıntı da olabiliyor. Çünkü liposuction kanülleri, yağ almak için cilt altına girip, ileri, geri hareket ettirilirken bağlar kopabiliyor. Bu bağlar koptuktan sonra tekrar aynı yere yerleşmesi için korse kullanılıyor. Ama lazer teknolojisindeki kanülle hiçbir şey vermeden yağ eritebiliyor.

Tekrar kilo alınıyor mu?
Op. Dr. Hüseyin Güner, “Hastayı iyi değerlendirmek gerekiyor. Hasta tek bir şikayetle başvursa da baktığınız zaman karın diye geldiğinde basen üzerinde kalan, sırta uzanan kısımlarda da yağ görülebiliyor. Hastalar bize karın için gelirler fakat sadece karın bölgesini yaparsak ve diğer bölgelerin de alınmasına ihtiyaçları olduğunu söylemezsek karın düz, diğer bölgeler çıkık oluyor. Bu tip yöntemler, zayıflama yöntemi değil. Yağ fazlalığı varsa bu bölgeleri kalıcı olarak tedavi edebiliriz. Hasta kilo alırsa o bölgeden şişmanlama ihtimali her zaman bulunuyor. Biz bir şekil oluşturuyoruz, o şekil bozulmadan hasta kilo alıyor ve kilo veriyor” diyor.

İz kalmıyor
Uygulama sırasında kullanılan fiberler çok küçük ve ince olduğu için cilt altına girdiğinde sadece bir iğne izi bırakıyor. Bu iz de yapılan işlem bölgesine göre 5-6 dakika içinde ya da 24 saat içinde geçiyor.

Selüliti önlemenin yolları

Selüliti önlemenin yolları
Zayıf veya kilolu olmanız fark etmez tüm kadınların sorunu olarak kabul ediliyor selüliti önlemek için yapmanız gerekenler.Kadınların özellikle yaz aylarında korkulu rüyası olan selülitten kurtulmak, yaz ayına girmeden alınacak küçük önlemlerle mümkün. Bağ dokusu iltihabı olarak da bilinen tıptaki adıyla ”hidrolipodistrofi” yani selülit, 37 altın önerinin hayat tarzı haline dönüştürülmesiyle önlenebiliyor.

Genellikle estetik bir sorun gibi algılanan selülit bilinenin aksine, oluştuğu bölgede kan dolaşımını engellediği için varis, damar tıkanıklığı, kronik ağrılar, kan dolaşımı bozukluğuna bağlı cilt hastalıklarına yol açan, kas ve kemik dokusunun kanlanmasına neden olan bir hastalık çeşidi.

AA muhabirine selülitten kurtulmanın 37 yolunu anlatan Estetik Uzmanı Dr. Nihat Dik, selülitin deri altı dokuda biriken yağ olduğunu, bu yağ dokusuna bağlı olarak da bölgede sıvı biriktiğini, biriken sıvılar o bölgede dolaşımı yavaşlattığı için daha fazla yağ birikmesine yol açtığını ve kısır döngüye girdiğini söyledi.

Dik, selülitin, ”hidro” (su), ”lipo” (yağ), ”distrofi” (görüntü bozukluğu) kelimelerinin birleşiminden oluşan tıptaki adının ”hidrolipodistrofi” olduğunu belirtti.

Gözle görülen selülit dokusunun, sırf yağ nedeniyle girintili-çıkıntılı bir görünüm ortaya çıkarmadığını anlatan Dik, dokudaki yağ hücrelerinin suyu çekip tamamen suyla şişip dolaşımı bozması nedeniyle selülitin oluştuğunu ifade etti.

-SELÜLİT 4 EVREDEN OLUŞUYOR-
Selülitin 4 evresi bulunduğunu belirten Dik, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Görünüm düzgün ve girinti-çıkıntı yoksa, tamamen pürüzsüzse, bu selülitsiz bir cilttir ve evre sıfır olarak tanımlanır. Elinizin arasında sıktığınız dokuda düzensizlik var, ayaktayken yoksa bu 1. evre selülit tipidir. Ayakta iken dokuyu sıkmadan bile selüliti görebiliyorsak bu 2. evre selülit tipidir. Bu evrede yatarken selülit görünmez. Hem ayakta hem de yatarken baktığımız zaman dokuda düzensizlik gözle görülüyorsa, bu 3. evre selülit tipidir.”

Şişman kadınlarda daha çok selülit olur inancının doğru olmadığını ifade eden Dik, ”Kanda östrojen hormonunun dolaşması, selülit oluşması için yeterli bir nedendir. Kadınsan, selülit ile karşılaşırsın. Kilolu ya da zayıf kadın olmak hiç farketmiyor. Selülit oluşması için kişinin illa şişman olması gerekmiyor” dedi.

-”KİLO VEREREK SELÜLİTİ YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”-
Dik, kilo vererek selüliti yok etmenin mümkün olmadığını, sporcu bir bayanda bile selülit görülebildiğini söyledi.

Selülit Masajı ile Yaza Hazır Olun!

Selülit Masajı ile Yaza Hazır Olun!
Yaz mevsimi gel-di! Vücudunuzda görmek istemediğiniz selülitlerden artık kesin kez kurtulma zamanı. örneğin mezoterapi gibi bir tedavi yöntemini deneyebilir,selülit giderici içecek tarifleri ile vücudunuzu yaz mevsimine hazırlayabilirsiniz. Selülitleri gidermenin bir başka yolu da 'selülit masajı'. özellikle eklem bölgeleriniz fazla bastırılmadan, kalp ve böbrekler yönünde ovalandığında cildin altındaki kan dolaşımı ve lenf drenajı artacaktır. Bu da selülit oluşumunu engelleyecek, mevcut selülitlerin giderilmesini kolaylaştıracaktır. çünkü selülitlerin başlıca nedenlerinden biri de dolaşım bozukluğu.

Masaj esnasında anti selülit kremlerinden ve aromatik yağlardan faydalanabilirsiniz. Isıtıcı özelliği olanlar verimi artırmak için tercih sebebi. Bilinçsiz ve sert masajlar, kılcal damarlara zarar verip lokal morluklara neden olabilir. Bu yüzden güvenilir bir kurum ya da kişi aracılığıyla masaj yaptırıyor olmanız önemli.

Dokuların oksijen alabilmesini ve kanın düzenli hareketini sağlayan selülit masajı, iki günde bir yapılırsa ve yaklaşık 10 seans uygulanırsa selülitlerde etkin bir biçimde yok olma görülebiliyor. Periyodik olarak yapılmadığında, araya 2-3 gün girdiğinde etkisi oldukça azalabiliyor. Selülit masajı yaptırdığınız dönemde aynı zamanda egzersiz yapıyor olmanız da kan akışına yardımcı olacak, yağ dokularının parçalanmasını kolaylaştıracaktır. Selülit masajı için kullanılan aletler de var fakat uzman terapistin el ile uyguladığı masaj kadar verimli olup olmadığı tartışılır.

Kendinize selülit masajı yapabilmeniz de mümkün. Fazla detaya girmeden, temel bir 'kendi kendine' selülit masajı için öncelikle kayganlığı sağlayabilmek ve ellerinizi rahat hareket ettirebilmek adına aromatik bir yağ kullanmanızı öneririz. Yatağınızda ya da yerde oturarak bacaklarınızı önde tutun. Her iki elinizi de kullanarak ayak bileğinizden yukarı doğru ( kalbinize doğru ) önce dizinize kadar sıvazlama hareketi yapın. Hareketi 8-9 kez tekrarlayın. Daha sonra aynısını diğer bacağınıza uygulamayı da unutmayın. Böylelikle bacaklarınızdaki kan dolaşımı hızlandırmış olacaksınız.

üst bacak kısmı için de yine aşağıdan yukarı yönde ellerinizi sırası ile parmak uçlarınızı kullanarak ritmik bir baskı uygulayabilirsiniz. Parmaklarınızı kıvırıp eklem yerlerinden ( kapı vururken kullandığınız kısımlar ) her iki ilinizi de kullanarak dairesel hareketlerle devam edebilirsiniz. Hareketi, her iki bacağınız için farklı yönlerde ikişer-üçer dakika boyunca gerçekleştirebilirsiniz. Yine ara ara şekilde de olduğu gibi, iki elinizi kullanarak etinizi hafifçe sıkabilirsiniz. Son olarak da üst bacağınızın özellikle de alt ve üst kısımlarına hafif yumruklarla vurabilirsiniz. Tabii bu yumruklar, canınız yanacak kadar sert olmamalı. Masajı bitirmeden önce dizinizin hemen altını ve üstünü, iç ve dış tarafını yukarı yönde hafifçe sıvazlayın. çok daha efektif bir selülit masajı için düzenli aralıklarla uygulamayı ve masaj terapistinize danışmayı ihmal etmemelisiniz.

Selülitleri Gidermek İçin Neler Yapılır

Selülitleri Gidermek İçin Neler Yapılır
Aynaya baktığında seni kendine küstüren, bacak bacak üstüne atarken tedirgin hissettiren, yaz günlerinde gizlemek için binbir takla attığın görüntü aslında bir tıp hastalığı.En başta egzersiz yapmak ve günde ortalama 1,5 lt. su içmek şart. Fakat eğer vücudunuz su tutuyor ve su içtiğinde şişkinlik hissediyorsan selülit tedavisinden önce bunun tedavisine başlamalısın. Ekografi, termografi, elle lenfatik, drenaj masajı, ultrason, kas simülatörü, selülit masajı, LPG’ nin de içinde bulunduğu tedavi yöntemlerinden en etkili olanı ise Mezoterapi’dir.

Bulduğun herşeyi yediğin,yalnızca yaz dönemlerinde bikini giyeceğin için zayıflayıp vücudunu bir akordeona dönüştürdüğün sürece selülitlerinden kurtulman söz konusu değildir.Önce kendi kendinize doğru masaj yapmamızı bilelim. Masaja önce yumuşakça okşama hareketleri ile başlayın.Üst uyluklara önce bir sonra sonra iki elinle kalçalarına doğru fazla bastırmadan masaj yapın. Sonrasında derine fazla basınç yapmadan bas ve işaret parmaklarınızla yoğurur gibi bir hareket uygulayın. Bu arada diz kapağının üst iç taraflarını da gözden kaçırma. Eğer bir antiselülit kremi kullanıyorsanız ürününüzün bu masajla daha etkili olduğunu göreceksiniz. Kısaca su açısından zengin tuzca fakir besinlerle beslenin. Ana tema tuzu hayatınızda en aza indirgemektir.

Yaz detoksu ile selülitlerden kurtulun

Yaz detoksu ile selülitlerden kurtulun
Detoksun kelime anlamı, vücutta biriken toksik maddelerin atılması ve uzaklaştırılmasıdır. Ancak son zamanlarda sıkça duyduğumuz detoksserüvenleri ise bağırsakları boşaltmaktan ileriye gidememekte, ve hatta sağlığımızı tehdit eder boyutlara ulaşabilmektedir.   

Nil Diyet Merkezi-Nil Sahin Gürhan

İdeal yaz detoksu ne olmalı nasıl olmalı ki sağlığımızı korusun ve geliştirsin? En gerçekçi ve yararlı detoks; sağlıklı beslenme,  hareketli yaşam ve bol su tüketimi üçlüsü ile her gün adım adım yenilenmektir. Yaz mevsimini normal doğasında yaşarken, spor ve beslenme alışkanlıklarında yapacağımız küçük takviyelerle, her gün adım adım ilerleyerek yaz detoksu adı altında vücudumuzu yaz mevsimine uyarlamış ve sarsmamış aksine canlandırmış oluruz.  

Yaz  Detoksunun Adımları

1-   Bol bol dinlenin, düzenli uyuyun uykunuzu tam alın.

2-   Gün içinde mümkün olduğunca temiz ve açık havada bulunun, olabilecek maksimum ölçüde hareket edin.    

3-   Bol bol su için. Günde en az 2-3 litre su tüketin. Bol su içmek detoksun vazgeçilmezidir. Su içmeye özen gösterin. Hassas su dengesini bozmamak için susamadan su içme alışkanlığı kazanının.

4-   Her içecek su değildir!Apple-tab-span" style="white-space:pre"> Ayran ve taze sıkılmış meyve suları, su yerine kabul edilebilecek vücudunuzun su oranına destek sağlayacak içeceklerdir. Ayrıca sebze ve meyvelerin yapısındaki su da su ihtiyacını karşılamak da katkı sağlar. Ancak, çay, kahve, asitli içecekler ve alkollü içecekler sıvı ihtiyacını karşılamaz. Aksine vücuttan su atımını arttırır. Bu nedenle bu tür içeceklerin tüketiminde aşırıya kaçılmayın. Susuzluk hissedildiğinde ilk seçenek her zaman için su olmalıdır.

5-   Gün içinde 10 – 15 dakika direk güneş ışığı görüp D vitamini eksikliğine meydan vermeyin.

6-   Sağlıklı yeterli ve dengeli beslenin. En önemli öğün kahvaltıdır. Kahvaltı öğünü vücudumuzun çalışmaya başlaması ve gece boyunca azalan kan şekerinin dengelenmesi açısından oldukça önemlidir.  Günde 6-8 öğün beslenin ve gün içinde dört saatten uzun aç kalmayın ki metabolizmanız yavaşlamasın.

7-   Sağlıklı yiyecekler tüketin. Beslenmenizde; dört ana besin grubu olan et ve çeşitleri, süt ve ürünleri, sebze-meyveler ve tahıl ürünleri her öğünde ihtiyacınızı karşılayacak miktarlarda olsun.  Et grubundan kırmızı et, tavuk, hindi ve balık; süt grubundan süt, yoğurt, ayran ve cacık, tahıl ürünlerinden tam buğday ekmeği, tam çavdar ekmeği, bulgur, yulaf, kabuklu pirinç, patates; mevsim sebzelerinden lahana, brokoli, karnabahar, kereviz ve meyvelerden muz, elma, mandalina ve kivi sofranızda mutlaka bulunsun.  

8-   Yeterli ve kaliteli protein alın. Vücuda gerekli olan azotun ve aminoasitlerin karşılanması için beslenme programınızda proteinin yeterli miktarda yer alması gerekir. Yetersiz veya fazla miktarda protein almak sağlığınızı olumsuz etkiler. Proteinin yetersiz alınması protein depolarınızın yıkılmasına sebep olur. Gereğinden fazla protein alımı ise böbreklerinizi zorlar ve bazı sağlık sorunlarına neden olabilir.  Protein ihtiyacınızı sadece bitkisel protein kaynaklarından karşılamayın, kaliteli protein kaynakları olan hayvansal ürünlere de beslenmenizde yeteri kadar yer verin. Günlük protein ihtiyacının karşılanması için günde 2–4 porsiyon et ve et ürünleri, 3–4 porsiyon süt ve süt ürünlerinin beslenmenizde yer alması yeterlidir.  

9-   Beslenmemiz yeterli ölçüde ve kalitede karbonhidrat içersin. Karbonhidratlar, protein koruyucu özellikleri ve vücutta elzem bazı öğelerin sentezinde kullanıldıklarından dolayı dengeli tüketilmesi gereken besin öğelerindendir. Besin kalitesi düşük olan basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

10-  Akıllı yağlar kullanın. Gün boyunca yemekler, salatalar ve besinlerin içerisinde yer alan doğal yağlar ile karşılanan yağ ihtiyacı değişik yağ çeşitlerinden dengeli olarak karşılanmalıdır. Doymuş yağ gereksinimini, etler ve sütlerin içerisinde yer alan doymuş yağ asitleri ile karşılayabilir. Doymamış yağ asitleri tekli doymamış yağ asitleri olan omega-9 ve çoklu doymamış yağ asitleri olan omega-3 ve omega-6 yağ asitleri dengeli bir biçimde almak için haftada 2–3 kez balık tüketmek, yemeklerde ayçiçeği veya mısırözü yağı kullanmak ve salatalara zeytinyağı eklemek yeterli olacaktır. Yanmış yağlardan uzak durulmalı ve yiyecekler ızgara, haşlama ve fırında gibi sağlıklı pişirme yöntemleri ile pişirilmelidir.

11-  Pozitif olmalı, stresten uzak durmalı

12-  Alkolü mümkün olan en az düzeyde kullanmalısınız. Alkol, vitamin ve minerallerin vücutta etkin olarak kullanılamamasına neden olmakla birlikte, ödem yapar ve vücudunuzu yorar.  

13-  Sigara kullanmamalı ve sigara içilen yerlerde bulunmayınız.

Yaz detoksunun en büyük faydası selülitleri hayatımızdan uzaklaştımasıdır.

Selülitler her mevsimde, özellikle yaz aylarında kadınların kâbusu haline gelir. Deri altında yer alan yağ dokularının su ve tuz tutarak şişmesi ve şekillerinin bozulması ile oluşan selülitin önüne,  doğru yaşam tarzı ile geçilebilir. Selülit oluşumunun engellenmesinde en önemli kural yeterli miktarda su içilmesidir. Yeterli miktarda su içerek, vücutta düzgün dolaşım sağlamak mümkündür. Aşırı miktarda tüketilen çay, kahve ve kolalı içecekler içerdikleri kafein nedeni ile selülite neden olabilirler. Gereğinden fazla tuz tüketimi de aynı şekilde selülite davetiye çıkarır. Boş kalori olan ve besin kalitesi düşük beyaz şeker tüketimi hem şişmanlamaya hem de selülite neden olur. Bu nedenle günlük tüketilen şeker miktarı azaltılmalıdır. Selülitlerden korunmak için mutfakta kullandığımız pişirme yöntemlerini de doğru seçmemiz gerekir. Kızartma ve kavurma gibi yanmış yağ içeren besinler selülit oluşumunu kolaylaştırır. Bu pişirme yöntemleri yerine ızgara, haşlama ve fırında pişirme tercih edilmelidir. Fazla alkol tüketimi, dolaşımda bozulmalara neden olarak selülit oluşumunu destekler. Bu nedenle bayanların haftada maksimum 3 gün ve günde 1-2 kadehten fazla alkol almamaları gerekir.

Genel sağlığın baş düşmanı ve selülitlerin dostu sigaradan da uzaklaşmak doğru bir tercihtir. Selülitle mücadelede en büyük yardımcımızsa egzersizdir. Düzenli egzersiz veya haftada üç kez yapılacak orta tempolu yürüyüşler selülitleri hayatınızdan uzak tutar.
 
Selülitin düşmanları
 * Doğal beslenme * Doğru pişirme yöntemleri (Izgara, fırında ve haşlama) * Egzersiz ve spor * Su

Selülitin arkadaşları * Çay * Kahve * Kola * Tuz * Beyaz şeker * Yanlış pişirme yöntemleri (kızartma ve kavurma) *Hareketsiz yaşam

Kalça ve basen eritme diyeti

Kalça ve basen eritme diyeti
Özellikle türk kadınlarını rahatsız eden bölge kalça ve basenlerdir. En çok bu bölgelerden kilo aldığımız için selülitlerde bu bölgelerde baş göstermektedir.En inatçı olan bölgelerimiz kalça ve basenlerdir.Bu nedenle hemen sonuç alamazsanız üzülmeyin.En kısa sürede  sonuç alacaksınız.Özel jimnastik hareketleri yaparak basen bölgemizi eritmeye destek olabiliriz.
Kalça ve basen eriten diyet listesinde dikkat edilmesi gerekenler :
  • Bol bol egzersiz yapmalıyız.
  • Bol sıvı tüketip gazlı içeceklerden uzak durmalısınız.
  • Yağlı ve ağır  yiyecekler tüketmemelisiniz.
  • Beyaz şeker ve un kullanmamalısınız
  • Cips ve aşırı kalorili-yağlı kuruyemişlerden uzak durmalısınız
Pazartesi
Kahvaltı: 1 porsiyon olacak şekilde hazırlamış olduğunuz musliden 1fincan süt ısteğe bağlı olarak dilimlenmiş yarım muzda ılave edebilirsiniz.
Saat 11.00’de : 1 elma
Öğle: 1 porsiyon musli ıle beraber yanında yarım muz
Öğleden sonra: 1 avuç kadar kuru üzüm
Akşam: 1 parça göğüs ızgara veya tavuk kanat, yeşil salata ve 1 meyve
Yemekten ıki saat sonra: 1 portakal
Salı
kahvaltıda: 1 porsiyon müsli, yarım muz
Saat 11.00’de: 1 elma
Öğle: 1 porsiyon musli, yarım muz
Öğleden sonra: 1 avuç kadar kuru üzüm
Akşam: 2 yumurta ıle yapılmış omlet, rendelenmiş havuç ve domates.
Yemekten 2 saat sonra: 1 portakal
Çarşamba
Kahvaltıda: 1 porsiyon müsli, yarım muz
Saat 11.00’de: 1 elma
Öğle: 1 porsiyon musli ıle beraber yanında yarım muz
Öğleden sonra: 1 avuç kadar kuru üzüm
Akşam: 1 çay fincanı kadar yer kapsayan spagetti ve 1 meyve.
Yemekten 2 saat sonra: 1 portakal
Perşembe
Kahvaltıda: 1 porsiyon müsli, yarım muz
Saat 11.00’de: 1 elma
Öğle: 1 porsiyon musli, yarım muz
Öğleden sonra: 1 avuç kadar kuru üzüm
Akşam: ince 1 parça tavuk göğsü, haşlanmış havuç veya haşlanmış brokoli
Yemekten 2 saat sonra: 1 portakal
Cuma
Kahvaltıda: 1 porsiyon müsli, yarım muz
Saat 11.00’de: 1 elma
Öğle: 1 porsiyon musli, yarım muz
Öğleden sonra: 1 avuç kadar kuru üzüm
Akşam: Ton balıklı yeşil salata, 1  yumurta ve 1 meyve.
Yemekten ıki saat sonra: 1 portakal