Toplu Sms

ağız ve diş bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağız ve diş bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dişlerinizi Yemekten Hemen Sonra Fırçalamayın

Yemekten hemen sonra yapılan fırçalama diş hassasiyetine ve erozyona yol açabilir.


Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti (Çocuk Dişleri Uzmanı) Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Doğan, çocuklar ve erişkinlerde oluşan diş çürüklerinin, şekerli gıdalardan değil; diş fırçalama ve diğer ağız bakım yöntemlerinin kullanılmasındaki eksikliklerden kaynaklandığını söyledi. 

Kadın ve Kadın internet sitesinde yer alan haberde, çocukların sağlıklı bir şekilde çiğnemek, konuşmak ve güzel bir gülümsemeye sahip olmaları için güçlü ve sağlıklı dişlere ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, diş çürüklerinden korunmanın en kolay yolunun fırçalamak olduğunu yineledi.

Çocuklarda ağız bakımının diş fırçası ve diş macunu ile yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Cem Doğan, diş ipi ve gargaralar gibi yardımcı bakım materyallerinin kullanımının sıklıkla daimi dişlenme dönemi ile başlaması gerektiğini bildirdi.

“Dişlerimizi yemeklerden hemen sonra fırçalamamalıyız” diyen Prof. Dr. Doğan, “Gıda maddelerinin alımı ile beraber ağız ortamında asidik bir çevre oluşur ve yemeklerden hemen sonra yapılan diş fırçalama işlemi ilerleyen dönemlerde diş hassasiyetine ve dişlerde erozyon denilen aşınmaya neden olabilir. Bu yüzden yemeklerden bir süre sonra ve mutlaka gece yatmadan dişler fırçalanmalıdır. Diş ipi de günde sadece bir kez yatmadan önce kullanılmalıdır” şeklinde konuştu.

Çocuklara model olun 

Çocuklara diş fırçalama alışkanlığının ne zaman ve nasıl öğretilmesi gerektiği konusunda da bilgi veren Prof. Dr. Doğan, şunları kaydetti: “Diş fırçalama işlemine çocuğun ilk dişinin sürmesi ile beraber başlamalıyız. Ancak ilk süren dişlerin diş fırçası ile temizlenmesi zordur; bunun için temiz bir parça bez veya özel olarak üretilen bebek fırçaları kullanılabilir. Diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ise uzun zaman alan bir konudur. Çocuğun diş fırçalamaya alışması ve bunu sürekli bir davranış haline getirmesi ise uzun yıllar alır. Bunun çocuk tarafından içselleştirilmesi ve benimsenmesi için en büyük görev, önce ebeveynlere düşmektedir. Çocuk mutlaka ebeveynlerini diş fırçalarken görmelidir. Ayrıca ebeveynler de, çocuklar dişlerini fırçalarken onların yanında bulunmalı ve en az 7-8 yaşlarına kadar çocuklarına diş fırçalama konusunda yardım etmelidirler. Çünkü çocukların el hareketlerinin gelişimi diş fırçasının düzgün kullanımına izin vermemektedir.”

6 ayda bir diş hekimine götürün 

Çocuklar ve erişkinlerde oluşan diş çürüklerinin nedeninin şekerli gıdaların değil, diş fırçalama ve diğer ağız bakım yöntemlerinin kullanılmasındaki eksiklik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğan, "Burada asıl üzerinde durulması gereken konu, çocukların şeker ve şekerli gıdaları az veya çok almaları değildir. Önemli olan bu gıdaların alındıktan sonra ne yapılması gerektiğidir; şekerli gıdaların alımını takiben en az bir bardak su içilmeli veya su ile ağız çalkalanmalıdır. Diş fırçalama işlemine daha sonra geçilmelidir" dedi. Çocukların en az 6 ayda bir diş hekimi kontrolüne götürülmesi ve diş çürüğünün gelişimini engellediği ispat edilen flor jel veya vernik uygulamasının hekimden talep edilmesini isteyen Prof. Dr. Doğan, "Diş hekiminin önerisine uygun diş fırçası, diş macunu ve diş ipi kullanmalıyız. Diş çürüğü bir hastalıktır ve hastalık ortaya çıkmadan önce önlemlerimizi almalıyız. Bunun için ağız bakımına hem kendimiz hem de çocuklarımız için önem vermeliyiz. Diş çürüğü veya ağrı oluşmadan diş hekimine gitmeme huyundan vazgeçmeliyiz" diye konuştu.

Ağız ve Diş Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar!

Dr. A. Doğan Bircan, ağız ve diş sağlığında doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.


Memurlar.net'te yer alan habere göre Bircan, günümüzde diş hekimliğinin özellikle estetik alanında yaşanan yenilikleri ile ağız ve diş sağlığı geçmişe göre biraz daha önem taşısa da kulaktan dolma yanlış bilgilerle uyguladığımız birçok hata bulunduğunu ifade ederek, şöyle konuştu;

"Öncelikle dişleri fırçalamakla başlayalım. Diş fırçalamak tek başına yeterli midir? Hayır. Hepimizin bildiği gibi günde en az iki kere; sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce, dişlerimizi fırçalamamız gerekmektedir. Fakat fırçalama işlemiyle diş arası yüzeylere ulaşamadığımız için günde en az bir kere de yatmadan önce diş ipi kullanmalıyız. Bu sayede oluşmaya çalışacak bakteri plağına karşı etkili bir savunma oluşturmuş oluruz.

Peki dişlerimizi nasıl fırçalamalıyız? 

İleri-geri yani yatay yönde gidip gelerek yapılan fırçalama sıklıkla herkesin düştüğü bir yanlıştır. Fırçalama yapılırken ağzımızın hafif açık konumlandırılıp diş etinden dişe doğru yani üst çenede yukarıdan aşağıya, alt çenede de aşağıdan yukarıya doğru tek yönlü süpürme hareketi yapmamız gerekmektedir.

Ağız kokusu her durumda herkeste görülebilir mi? 

Çeşitli araştırmaların sonuçlarına göre, kötü kokunun başlıca nedenleri; sindirim sistemi rahatsızlıkları ve ağız, diş rahatsızlıklarıdır. Sindirim sistemi rahatsızlıkları için doktora gidilmelidir. Ağız ve diş rahatsızlıkları sonucu meydana gelen kötü koku ise çürük diş ve diş eti problemleri gibi nedenlerle oluşur. Bunlar için en kısa zamanda hem bir diş hekimine gidilmeli, hem de diş fırçası, diş ipi ve bakteri plağına karşı etkili, sürekli kullanıma uygun bir ağız gargarası ile etkin bir ağız bakımı alışkanlık haline getirilmelidir.

Diş etleri kanadığında fırçalamayı kesmeli miyim?  

Aksine, diş eti kanaması görüldüğü takdirde derhal diş hekimine başvurmalıyız. Gereken tedavi sonrasında da fırçalama süresi uzatılmalı ve diş ipi ile de hijyen muhakkak takviye edilmelidir. Sert diş fırçası ile dişleri sert fırçalarsam daha iyi temizlemiş olurum. Yanlış. İyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaları kullanılır. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir. Çok yumuşak fırçalar ise dişleri temizlemeyebilir. Ayrıca sert fırçalama sonucu dişlerin diş etine yakın yüzeylerinde aşınma ve sonucunda çürükler oluşarak hassasiyete sebep olabilir.

Diş macununu bol kullanmak daha iyi midir? 

Hayır. Diş macunun miktarı sadece bireyin ağızda hissedeceği ferahlık hissini arttırır. Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise 'mercimek tanesi' büyüklüğünde olmalı. Ayrıca, diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur.

Karbonat, tuz veya sodayla fırçalamak dişleri beyazlatır mı? 

Bu maddeler iri granüllü olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda; dişin parlaklığı gider ve yediğimiz ve içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda renkleşmeye başlar. Diş taşı temizliğinden sonra daha fazla diş taşı oluştuğu da halk arasında kulaktan kulağa yayılan yanlış bilgilerdendir. Düzenli ve doğru fırçalama diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde; iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da herhangi bir zararı yoktur.

Ayrıca diş taşı temizliği doğru uygulandığında mine zedelenmeleri de görülmez. Beyazlatma(Bleaching) işlemi sonrasında dişler daha fazla sararır. Yanlış. Beyazlatma; normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde; kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur."

Oruçluyken ağız ve diş sağlığına dikkat!


Uzmanlar, ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezler, zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir.Ancak şunu da eklemek gerekir ki; "ağız kokusu, yalnızca dental kaynaklı olmayabilir' 


Ramazan ayı boyunca ağız ve diş temizliğine özen gösterilmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, 'İftardan ve sahurdan sonra mutlaka dişlerinizi ve dilinizi fırçalayın, diş ipi kullanmayı ihmal etmeyin.Gün içinde de tuzlu suyla gargara yapabilir. Dilerseniz ağız spreyi kullanabilirsiniz. Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezler, zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Eğer ağız kokusu bunlardan kaynaklanıyorsa, diş hekiminizi ziyaret etmeniz gereklidir. Ancak şunu da eklemek gerekir ki; ağız kokusu, yalnızca dental kaynaklı olmayabilir' uyarısında bulunuyor. Yenişafak gazetesinin haberine göre; üst solunum yolu enfeksiyonları veya mide rahatsızlıklarının sonucunda da ağız kokusunun meydana gelebileceğine işaret eden uzmanlar, 'Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar, özellikle geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız. Özellikle iftarda ve sahurda yenilen yemeklerden sonra ağızdaki asitbaz dengesi tamamen bozulur, asit oranı artar. Dolayısıyla, bakteri çoğalması için uygun ortam olur. Yemek yenildikten sonra hemen yatıldığı için ağız içi harareti artar, daha çok bakteri üreyebilir. Oruç tutulmayan zamanlarda ara öğünler sayesinde ağız ortamının asit oranı düşebilmektedir. Fakat oruçlu iken ara öğün şansı olmadığı için ağız ortamının asit oranı artabilir. Bunun için de gün içerisinde ağız su ile çalkalanabilir' diyor. 


ORUÇLUYKEN AĞIZ VE DİŞ TEMİZLİĞİ 

Oruçluyken ağız ve diş bakımı konusunda da bilgiler veren uzmanlar; şu uyarılarda bulunuyor: 'Oruçluyken diş fırçalamanın aslında hiçbir mahsuru olmadığı, din adamları tarafından da defalarca tekrarlanmıştır. Günümüzde yaygın olduğu şekliyle ağız ve diş temizliğinin diş fırçası ve diş macunu kullanılarak yapılması da oruca zarar vermez; üstelik aksatılmaması gereken yerinde bir davranış da olur. Ağız ve diş temizliğini gündüz yapmamayı tercih edenler, bunu mutlaka sahurdan sonra yapmış olmalıdır. Macunun kaçması sonucu orucunun bozulacağından endişe edenler, dişini süpürge görevi üstlenecek macunsuz fırçayla temizleyebilir. Yine de dişinizi fırçaladığınızda içiniz rahat etmeyecekse, gün içinde ağzınızı birkaç defa su ile çalkalayabilirsiniz'