Toplu Sms

kışın bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kışın bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tepeden tırnağa kışa hazırlık bakımı

Tepeden tırnağa kışa hazırlık bakımı
Yaz aylarının bittiği, sonbahar aylarının sürdüğü ve kış soğuğunun da kapıda olduğu bugünlerden cildinizin etkilenmemesi imkansız! Tam bir geçiş dönemi yaşadığımız böyle bir dönemde tepeden tırnağa özel bir bakım yapmakta fayda var.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Dolar, cildine özen gösterenler için bakım reçetesi yazdı…

En hassas bariyer cildimiz

Sıvı ve ısı dengesini sağlayan, salgı yapan, duysal ve immünolojik pek çok işlevi olan cildimiz, aynı zamanda iç ortam dengesi ile dış çevrenin potansiyel zararları arasında bir bariyer oluşturarak yaşamsal bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla çevrede oluşan değişiklikler ilk ve doğrudan cildimizi etkiler. Şüphesiz bu çok sayıda işlevlerin dışında cilt, yumuşak, parlak, temiz ve pürüzsüz görünümü ile estetik açıdan da büyük önem taşır.

Mevsim geçişleri yıpratır

Özellikle mevsim geçişlerinde cildin yeni hava koşullarına ayak uydurması için bazı önlemlerin alınmasında fayda vardır. Yazın güneşin ve nemin etkisiyle yıpranan hasar gören cildimiz sonbaharın gelmesiyle özellikle rüzgâr ve ani ısı değişikliklerinden olumsuz yönde etkilenir.

Güneş yaşlandırır

Özellikle son zamanlarda ozon tabakasının da incelmesi ile birlikte güneşin bazı zararlı ışınları yeryüzüne daha kolay ulaşmakta ve ciltte basit bir lekeden deri kanserine kadar pek çok olumsuzluklara neden olmaktadır. Güneş ışığından etkilenen kişilerde öncelikle deri kalınlaşması olur ve derinin doğal korumasını artırmak için derinin rengini veren hücreler daha fazla renk maddesi salgılarlar (bronzlaşma). Uzun süre güneşe maruz kalan deride zaman içerisinde incelme, elastikiyetin bozulması (kırışıklık), kuruluk, lekelenmeler, kılcal damarların belirginleşmesi, fotoyaşlanma görülür ve en önemlisi deri kanserinin oluşma riski artar.

Lekelenmemesi için nemlendirin

Güneşin kuruttuğu cildin nemlendirilmesi çok önemlidir. Özelikle bronzlaşma ile birlikte cildin tekrar kendini yenilemesi sürecinde cildin üst ölü tabakaları kepek kepek dökülür. Bu süreçte uygun bir nemlendirme yapılmazsa ciltte homojen olmayan renk farklılıkları ve lekeler ortaya çıkar. Yalnız dikkat etmek gereken husus cildinizi nemlendirirken yağlandırmayın. Cilt tipine uygun temizleyiciler ve nemlendiriciler kullanılmadığı zaman gözenekler tıkanıp siyah nokta, komedon ve akne oluşumu kaçınılmazdır.

Kalınlaşan cilde peeling gerek

Yaz sonrası güneşin ve nemin etkisiyle kalınlaşan, lekelenen, kırışan ciltleri sadece sonbahar ve kış aylarında uygulanan kimyasal peeling ile tedavi etmek mümkündür. Kimyasal peeling yani soyma işlemi deri yaşlanmasının önlenmesi ve tedavisi amacıyla kullanılan etkin ve güvenilir bir yöntemdir. Bu amaçla doğal meyve asitlerinden üretilen çeşitli ajanlar deri tipine, ciltteki leke, kırışıklık veya akne izlerinin derinliğine göre çeşitli konsantrasyonlarda kullanılır. Dermatolog tarafından uygulanan bu yöntemle ince kırışıklıklar, kuruluk, leke ve akne izleri tedavi edilir. En az senede bir defa tüm ciltlerde uygulanabilecek olan bu yöntemle yaz sonrası kalınlaşan derinin üst tabakası ölü hücrelerden arındırılır. Böylece derinin mat ve soluk görünümü giderilir daha parlak gözenekleri sıkılaşmış taze bir cilt oluşturulur.

Genç bir cilt için mezolifting

Kimyasal peeling yöntemiyle derinin üst tabakaları tedavi edilirken mezolifting yöntemiyle de derinin alt tabakaları tedavi edilir. Mezolift yöntemiyle yaz boyunca güneş nem ve sıcaktan etkilenmiş cildinizi gençleştirirken kış mevsimine de yepyeni sağlıklı bir görünümle adım atabilirsiniz. Mezolift; stres, hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları ve geçen yılların ciltteki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Sigara ve alkol kullanımından da zarar gören cildin yeniden yapılanmasını sağlar. Cildin kaybettiği nem, vitamin, aminoasit ve mineral desteği deri altına ufak iğneler yardımıyla enjekte edilir. Yüz, boyun, dekolte ve özellikle el bölgesinde oluşan kırışıklıkları ve yaşlanma etkilerini geriletir.

Boynunuzu ve ellerinizi unutmayın

El ve dekolte bölgesinin bakımı da, en az yüz bakımı da önemlidir. Özellikle yazın güneşe korumasız maruziyet; ellerde ve dekolte bölgesinde istenmeyen lekelenmelere, kollagen ve elastin liflerde harabiyete bağlı olarak da gevşeme ve sarkmalara neden olur. Ayrıca deri altı yağ dokusunun azalmasıyla, incelme ve kırışıklıkların derinleşmesiyle damarlanmanın belirginleşmesine yol açar. El dersinde oluşan gevşeme, sarkma ve kırışıklıklar, mezolifting uygulamaları ile tedavi edilebilir. Eldeki lekeler yeni başlamış ve çok derinleşmemişse, özel renk açıcı kremlerle ve peeling yöntemleri ile düzeltilebilir. Daha ileri vakalarda çeşitli lazer tedavileri uygulanabilir. Bazı durumlarda kriyoterapi (soğuk azot ile dondurma) iyi bir seçenek oluşturur.

Kuruyan saçlar mezoterapi ile canlanır

Güzelliğin tamamlayıcısı olan saçlar da en az cildimiz kadar yaz mevsiminden güneş, deniz ve klorlu sulardan etkilenir. Yaz sonu özellikle saçlarda cansızlaşma kuruma, kırılma meydana gelir. Kurulukla birlikte saç dökülmesi de sonbaharla birlikte artan problemlerdendir. Böyle bir durumda saç mezoterapisi kuruluk ve dökülmenin önlenmesinde iyi bir seçenektir. Saç mezoterapisi saç dökülmesini durdurmak, var olan saçın kalitesini artırmak ve yeni saç çıkışlarını aktif hale getirmek için belli periyotlarla saçlı deriye uygulanan bir tedavi şeklidir.

Saçlar da vitamin ister

Saç mezoterapisi sayesinde; saç ve saçlı derinin ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral, aminoasit ve destek maddeleri, nemlendirici ajanlar ve kıl köklerini uyarıcı maddeler direkt saçlı deriye ve saç köklerine uygulanır. Bu yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre üstünlüğü; yan etki riski olmaksızın ve ağızdan ilaç takviyesine gerek kalmadan sorunlu bölgenin direk tedavisi ile etkili sonuçlar alınmasıdır.

Vücudumuzun koruyucu kalkanı alarm veriyor

Vücudumuzun koruyucu kalkanı alarm veriyor

Kış mevsiminde sıcak-soğuk geçişlerine bağlı, cilt altındaki kılcal damarlarda çatlamalar meydana geliyor ve bu durum geçmeyen kızarıklıklara neden olabiliyor. Bu çatlamalar genellikle yüz ve ellerde oluşarak; özellikle burun kenarlarında ve yanaklarda geçmeyen bir kızarıklık ve sıcaklık hissi olarak kendini gösteriyor.

Kızarıklıklar; egzama ve sedef benzeri deri hastalıklarının oluşumunu da kolaylaştırıyor. Central Hospital'dan Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan, "Kış aylarında el, yüz, ayak ve vücut derisi için daha özen gösterilmesi gerekir. Özellikle ileri yaşlardaki kişilerin, çocukların ve hassas cilt yapısına sahip olan hastaların cilt yapılarına uygun bakım yapmaları gerekir" diyor.

Kış aylarında havanın kuru ve soğuk olması, nem oranının azalması, deride yağ salgısının azalmasına ve deri kuruluğuna neden oluyor. Yeterince nemlendirilmeyen ciltte ise gerilme, çatlama, kuruma ve kılcal damar genişlemeleri oluşuyor. Bu belirtilere eşlik eden kızarıklıklar; egzama ve sedef benzeri deri hastalıklarının oluşumunu da kolaylaştırıyor.

Soğuk hava cildin koruma mekanizmasını azaltır
Vücudumuz soğuk havada tepki gösterir ve ısı kaybını önlemek için deri yüzeyindeki kan damarlarının çapı daralır. Bu sebeple kan dolaşımı azalmaya başlar. Bu durumda ciltteki hücrelerin iyi besin alması kısıtlanır. Ciltte koruma mekanizması azalma göstererek, cilt dokusunda tahrişe, soyulmaya, çatlamaya ve kurumaya yol açar. Derideki bu kuruma ve çatlamalar ciltte kanamaya ya da mevcut olan yara var ise daha kötüleşmesine sebep olabilir. Bu nedenlerle kışın koruma fonksiyonu bozulan cilt, daha fazla özene ve bakıma ihtiyaç duyar. 

Soğuk hava dudaklarda da kurumaya ve kanamaya yol açabilir. Dudak derisi ince ve hassas olduğundan, kışın dış etkenlere karşı kendini koruyabilecek bir yapıya sahip değildir. Dudaklardaki kurumayı ve çatlamayı önleyebilmek için haftada 2 kez temiz bir diş fırçası ile hafif ve dairesel hareketlerle dudaklar fırçalanmalıdır. Bu işlemle dudakların üstünde biriken ve kabuksu bir yapıya dönüşen ölü hücrelerden kurtulmak mümkündür. Ayrıca her sabah günlük bakımın ardından ve özellikle makyaj öncesi nemlendirici ile dudaklar mutlaka nemlendirilmelidir.

Soğuk çarpmasına dikkat

Kış aylarında yaşanan cilt problemlerinden biri de soğuk çarpmasıdır. Bu doku donması küçük ve kırmızı bir leke ile kendini gösterir. Zaman geçtikçe mor rengi alan bu leke, ileriki safhalarda yaraya dönüşebilir. Vücuttaki maden tuzlarının eksilmesi veya kılcal damarlardaki kan dolaşımının yavaşlaması bu lekelerin oluşumunu kolaylaştırır. 

Bu durumlardan korunabilmek için bulunulan ortamın ısısı iyi ayarlanmalı ve cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanılmalıdır. Özellikle kapalı ortamlarda kullanılan klima ve ısıtıcılar, ciltte çok daha fazla kurumaya neden olacağından nemlendiriciler daha sık sürülmelidir. Açık mekanlarda ise vücudun açıkta kalan bölgeleri eldiven, atkı, bere, uygun çorap ve ayakkabı gibi kıyafetlerle korunmalıdır. 

İleri yaşlardaki kişiler, çocuklar ve hassas cilt yapısına sahip olanlar dikkat etmeli
Vücudumuzu dış etkenlerden koruyan ciltte, yıpranmış ve hasar görmüş olan en üst katmana stratum corneum denir. Eğer bu katman işlevini yapamazsa alerjenler ve tahriş edici maddelerden cilt kolaylıkla etkilenir. Kışın el, yüz, ayak ve vücut derisi için daha özen gösterilmesi gerekir. Özellikle ileri yaşlardaki kişilerin, çocukların ve hassas cilt yapısına sahip olan hastaların cilt yapılarına uygun bakım yapmaları gerekir. 

Çocukların cildi yetişkinlere oranla çok daha hassas olduğundan soğuk kış aylarında iyi bir korumaya ihtiyaç duyar. Bu sebeple çocukların cildinde soğuk yanığı, döküntü gibi problemlere sıkça rastlanır. Çocukları pullanma, çatlama, kaşıntı gibi cilt problemlerinden uzak tutabilmek için soğuk havalarda cildin kurumasını önleyen nemlendiriciler, çinko içeren kremler ve bebek yağları sürülmelidir. Bunların haricinde soğuk havadan cildi korumak için çocuğa pamuk içeren kıyafetler giydirilmeli, açık mekanlara çıkılacaksa hırka; aşırı soğuk havalarda ise şapka ve mont kullanılmalıdır.

Haftada 2 gün peeling
Soğuk havalarda cildin üst tabakası daha kalınlaşacağından bunu önlemek için haftada 2 gün peeling yani fiziksel soyma uygulaması yapılmalıdır. Ancak cildinde kızarıklık ve damar çatlaması olan ya da cildi hassas olan kişilere bu tip uygulamalar önerilmez. Bu kişilerin ciltteki kızarıklığı azaltıcı ve hassasiyet giderici maddeler içeren dermokozmetik ürünler kullanması önerilir. Peeling yapılmasına rağmen ciltteki sorun düzelmiyor, kabalaşma ve kuruluk devam ediyorsa uzman bir dermatologdan yardım alınması gerekir. Uzman dermatolog tarafından yapılan kimyasal peelingler, mezoterapi ve PRP uygulamaları, cildin nemi ve kalınlığını tekrar sağlamaktadır.

Bol su içilmeli, kış meyve ve sebzeleri tüketilmeli
Cilt kuruluğunun önlenmesi için bol bol su içmek gerekir. Günde yaklaşık 2 litre su içilmesi önerilir. Su tüketiminin haricinde bitkisel çaylar, doğal meyve suları ve süt de tüketilebilir. Ayrıca kullanılan ürünlerin A, C ve E vitamini gibi antioksidanları içermesine de dikkat edilmelidir. Omega-3 desteği almak da soğuk hava şartlarına karşı cildin direncini artıracaktır. Kış meyveleri ve sebzeleri haricinde, tahıllı besinler tüketmek de cilt bakımında dikkat edilmesi gereken diğer bir noktadır.

Sıcak suyla sık banyo yapmak, kılcal damarlarda genişlemeye yol açar

Sıcak su deri üzerindeki koruyucu yağ tabakasına hasar vereceğinden, kış aylarında sıcak suyla sık banyo yapmak ve el yıkamak, cildi hassas olan kişilerde sakıncalıdır. Özellikle kılcal damar çatlaması olan kişilerin çok dikkatli olmaları gerekir. Banyo süresi 5-10 dakikadan fazla olmamalıdır. Yıkanma süresinin uzaması kılcal damarlarda daha da genişleme ve lezyonda büyümelere yol açar. Bunların yanı sıra deri hücrelerindeki su oranı da azalır. Cilt dokusu kurumaya başlar ve hassaslaşır. Cildin nem dengesi korunmazsa cilt yıpranır. Esans, alkol içerikli deodorant ve sabunlar cildi tahriş edebileceğinden, yağlı sabun ve jeller tercih edilmelidir. Kullanılan sabunun PH değerinin 5,5 olmasına da dikkat edilmelidir. Kullanılan temizlik ürünleri yan etkisiz ve anti alerjik olmalıdır. 

Sıcak-soğuk iklim geçişleri kılcal damarlarda çatlama yaratır
Yüzümüzdeki kılcal damarlar bazen bir neden olmadan da gelişebilir. En önemli sebep güneş olsa da, soğuk hava şartları da kılcal damarlarda kırmızı renk değişimine sebep olabilir. Sıcak-soğuk iklim geçişlerine bağlı olarak kılcal damarlarda çatlamalar olabilir. Bu çatlamalar genellikle yüz ve ellerde meydana gelerek, özellikle burun kenarlarında ve yanaklarda geçmeyen bir kızarıklık ve sıcaklık hissi olarak kendini gösterir. Bu sebeple soğuk ortamlarda cildin kapatılarak korunması gerekir. Kılcal damarlar bazı hastalıklarda, gebelik, alkol ve östrojen alımı, kortizonlu kremlerin uzun süreli uygulanması sonucu da gelişebilirler. 

Kılcal damar çatlakları için en güvenilir yöntem: ND-YAG lazer
Hasta kozmetik açıdan kılcal damarlarından rahatsız oluyorsa en güvenli ve pratik tedavi yöntemi lazerdir. Yan etki riski de çok azdır. Kılcal damar genişlemeleri veya belirginleşmeleri etkin ve güvenli bir şekilde ND-YAG lazer ile tedavi edilebilir. Yüzdeki ve burun kenarındaki görünen kılcal damarlar, yanaklardaki belirgin damar çatlakları, bacaklarda görünen kırmızı-mavi damarlar, vücudumuzdaki kırmızı noktalar için güvenilir bir yöntemdir. Bu tür tedavilerde ilk önce uzman doktor tarafından muayene olunmalı ve sonrasında değerlendirilip tedavi planlaması yapılması uygundur.