Toplu Sms

kalp krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalp krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kadın Kalbi Erkeğinkinden Farklı

Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, kadın ile erkek kalbi arasındaki farklar olduğunu söyledi...


TÜRK Kardiyoloji Derneği tarafından, Hacettepe Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi'nde "2. Ulusal Kadın Sağlığı Sempozyumu" düzenlendi. 

Derneğin Kadın Sağlığı Grubu Başkanı Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, sempozyumda kadın ile erkek kalbi arasındaki farkları şöyle sıraladı: 

* Kadınların kalp damarları erkeğinkine göre daha ince. Bu nedenle spazm geçirme riskleri fazla.
* Her yıl kadınların yüz de 55'i kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybediyor.
* Kadınlarda hastalığın seyri erkeklere göre daha kötü ve hastalığa bağlı ölümler de daha fazla görülüyor. 
* Kadınlarda kalp hastalıkları erkeklere göre 10 yıl geç ortaya çıkıyor. Prof. Tokgözoğlu, kadınların en sık göğüs ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuruda bulunduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: 

BELİRTİSİZ KALP KRİZİ 
"Sırt, çene, karın ağrısı, nefes darlığı veya sadece bulantı, kusma da şikâyetler arasında yer alıyor. Koroner kalp hastalığı, kadınlarda erkeklere göre daha ileri yaş döneminde geliştiğinden kalp krizi semptomları, diğer hastalıklar tarafından maskelenebiliyor. Bu gibi nedenlerle kadınlar, bulguları fazla ciddiye almıyor. Hatta kadınlarda hiçbir şikâyet olmadan kalp krizi de gelişebiliyor. Bu krizler erkeklerle kıyaslandığında kadınlarda daha sık görülüyor. Ayrıca, diyabet öyküsü olan kadınlarda kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm oranı da artıyor. 
kadınvekadın 

Kahvaltı Etmek Kalp Krizi Riskini Düşürüyor!

Kahvaltı, uzun süreli açlıktan sonra vücudumuza ihtiyacı olan enerjiyi verdiğimiz en önemli öğündür.


Kimi zaman geç uyanmak veya uyandığımızda kendimizi aç hissetmemek, kimi zamansa işe giderken kısıtlı hazırlanma sürecinde fırsat bulamamak gibi nedenlerle kahvaltıyı genellikle atlıyoruz. Oysa  kahvaltı, uzun süreli açlıktan sonra vücudumuza ihtiyacı olan enerjiyi verdiğimiz günün en önemli öğünü. Akşam yemeği veya gece ara öğününden sonra ortalama 10-12 saat aç kalan vücudumuz güne başlarken yakıtı bitmiş bir araç gibi oluyor. Bu nedenle uyandıktan sonra 1 saat içinde mutlaka kahvaltı etmemiz ve vücudumuza yakıtını vererek çalışmasını sağlamamız gerekiyor. Üstelik yapılan bilimsel çalışmalar da kahvaltının yaşam kalitemizi arttırmasının yanı sıra sağlıklı bir yaşam için de çok önemli olduğunu ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz, kahvaltı etmenin 5 yaşamsal nedenini sıraladı: 

1-Daha hızlı kilo vermemizi sağlıyor

Kilo; harcadığımız enerji ile aldığımız enerji arasında kurulan bir denge. Harcadığımız enerji aldığımız enerjiden daha fazla olduğunda kilo veriyoruz. Bazen ‘’Ne kadar az yersem o kadar iyi, zaten sabahları acıkmıyorum.’’ diye düşünerek, kahvaltıyı atlıyoruz. Peki, kahvaltıyı atlamak aldığımız enerjiyi azaltmasına rağmen neden kilo aldırıyor? Bunun 2 nedeni var: Öncelikle; kahvaltıyı atlayanların gün içerisinde fiziksel aktiviteleri daha düşük oluyor ve enerji harcaması azalıyor. Harcadığımız enerji azaldıkça da kilo vermek zorlaşıyor. İkinci neden ise;  aç kalarak vücudu ‘’Kıtlık sinyali’’ moduna geçirmek. Uzun süre enerjisiz, yani aç kalan vücut sonraki öğünde tüketilen yiyecekleri yağa dönüştürerek depoluyor.  Bu olumsuz etkileri yaşamamak için, uyandıktan sonra mutlaka 1 saat içinde kahvaltı etmeliyiz. 

2- Kalp krizi riskini düşürüyor

Harvard Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan bir çalışmada, kahvaltı etmeyenlerde kalp krizi ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin yüzde 27 daha fazla olduğu tespit edilmiş. Kalp krizine neden olan faktörler;  tansiyon, insülin direnci, serbest yağ asitleri ve LDL denilen kötü kolesterolün artışı olarak sıralanıyor ve kahvaltı etmeyerek, açlık süresini uzatmak bu kötü sonuçları doğurarak kalp krizine zemin hazırlıyor. 

3-  Hafızayı güçlendiriyor, konsantrasyonu artırıyor

Yapılan 45 çalışma, kahvaltı etmenin konsantrasyon sağlama, dikkatimizin dağılmasını önleme ve hafızayı güçlendirme gibi etkilerinin olduğunu ortaya koydu. Kahvaltı etmek beyin için gerekli enerjiyi sağlayarak, öğrenmeyi geliştiriyor. Kan şekeri düzeyinin normal aralıklarda olması öğrenme gibi beyin işlevlerini düzenliyor. Kahvaltı edilmediğinde ise uzamış açlık süresi kan şekerinin en alt düzeye inmesine neden oluyor ve beyne yeterli glikoz sağlanamıyor. Bu durum, konsantrasyonun azalmasına, verimin düşmesine, üretkenliğin azalmasına yol açıyor. Bunlara ek olarak; insülin, seratonin, kortizol gibi hormonların salınımı da bilişsel fonksiyonları etkiliyor ve kahvaltı etmemiz gereken saatte aç kaldığımızda bu hormonların dengesinin bozulmasına sebep oluyoruz. 

4- Diyabetten koruyor 

2013 yılında, Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada 46 bin 289 kadın izlenmiş ve kahvaltı edenlerin tip 2 diyabete yakalanma riskleri daha düşük bulunmuş. Kahvaltıyı atlayan kişilerin yemek sonrası  glikoz ve insülin değerleri daha yüksek oluyor ve kahvaltıyı atlamak insülin duyarlılığını bozuyor. Aynı zamanda, kahvaltıyı atlayanların gün içerisinde daha sık acıkmaları ve fazla yemeleri daha olası. Bu durum da artmış glikoz ve insülin yanıtına neden oluyor, yani şeker metabolizmasını bozuyor.  Bu bozulmalar da diyabetle sonuçlanabiliyor. 

5- Gün boyu enerji veriyor 

Uyandığmızda kahvaltı ederek, ihtiyacımız olan enerjiyi almak fiziksel ve psikolojik açıdan kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Kahvaltı etmeyen kişiler yorgunluk, güçsüzlük,  konsantrasyon bozukluğu, kan şekeri düşüklüğü ve gün boyu uykusuzluk yaşarken, kahvaltı edenler daha enerjik oluyor. Ayrıca, kahvaltı etmeyen kişilerin gün içerisinde yüksek yağ ve şeker içerikli besinlere yönelmeleri daha kolay olurken, kahvaltı edenler iştahını daha iyi kontrol edebiliyor.