Toplu Sms

beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tokluk Hissi Veren Yiyecekler

Yaz ayları yavaş yavaş yaklaşırken kilo ile ilgili problemleri olan birçok insanın zayıflamak için arayışlarının başladığı bir dönemdir bahar ayları. İşte size tokluk hissi veren ve kilo vermenize…

Doğru beslenmek, insanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gereken besin değerlerini yeterli ve dengeli miktarda almasıdır. Mühendislik harikası gibi sunulan, bayatlaması engellenmiş, yapay lezzet katıcı ve renklendiricilerle giydirilmiş besinler kilo aldırıcı ve birçok hastalığa neden oluyor. İşte tok tutan besinler.

Zayıflatan çikolata

Çikolata doğru miktarlarda tüketildiğinde yağ yakmayı kolaylaştırıyor. Tuza, şekere, yağa karşı iştahı azaltıyor. Kalp damar hastalıkları ve yüksek tansiyona karşı koruyucu etki gösteriyor. 

Avokado mucizesi

Bu tropik meyve içerdiği faydalı yağ, protein ve yüksek lif oranı sayesinde hem lezzetli hem de doyurucu kilo almayı engelleyici besinler arasında gösteriliyor. 

İnsülin direncine badem ve ceviz

Kavrulmamış ham haliyle tüketildiklerinde doyurucu özellikleri, içerdikleri faydalı yağ asitleri ve yüksek antioksidan özellikleri insülin direncinin kırılmasına ve yağ yakılmasına yardımcı oluyor. 

Yoğurt çok önemli

Birçok çalışma yoğurt tüketiminin kilo vermeye yardımcı olduğunu, protein içeriği sayesinde tok tutucu olduğunu gösteriyor. Üstelik ev yapımı yani probiyotik içeriği yüksek olan yoğurdun sindirimi kolaylaştırıcı, bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği de bulunuyor.

İçeceğin sağlıklı süsü: Tarçın

İnsülin direncini azaltarak, kan şekerini dengeleyerek yağ yakılmasına yardımcı oluyor. Şeker hastalığı riskini azaltıyor. Günde 5-6 gr taze çekilmiş toz halinde tüketilmesi öneriliyor. 

Keçi peynirinden gelen sağlık
En uzun ve sağlıklı yaşayan, kilo sorunu olmayan topluluklardan biri olan Giritlilerin günde yaklaşık 200-300 gr keçi peyniri tükettikleri biliniyor. Yeşillikle beslenen keçilerden elde edilen peynirin içerdiği yağ asidi tok tutmaya yardımcı oluyor.

Ofiste sağlıklı beslenme yolları

Ofis çalışanlarının en büyük sıkıntılarından biri olan sağlıklı beslenememe sorunu artık tarihe karışıyor.



Günümüzde birçok kişi zamanının çoğunu çalışarak geçirmektedir. İş hayatının yoğun temposu nedeniyle sağlıklı beslenme yerini dışarıdan beslenmeye bırakmıştır.
Günlük hareketlerimizin azalması sonucu masa başında çalışma koşulları insanların kilo almasına ve yağlanmasına neden olmaktadır.
Vücudumuzu koruma yolları ise sağlıklı ve dengeli beslenmekten geçmektedir. 
Kahvaltıyı kesinlikle atlamayın Kahvaltının önemini bilmeyen yoktur. Sabah erken kalkıp işe yetişme telaşı ile atlanan kahvaltı güne enerjiniz düşük başlamanıza neden olacaktır.
Ofiste yapılan kahvaltıda genelde kalorisi ve yağ oranı yüksek, kalitesi kötü ve kolayca ulaşılabilecek besinler tercih edildiği için kilo dengesinin korunması da oldukça zorlaşır. Evden çıkmadan önce süt ve yulafla hazırlanmış bir karışım veya kepek ekmeği ve beyaz peynirle yapılmış bir tost bu sorunu ortadan kaldıracaktır.
Atlanan ara öğünler kan şekerini düşürüyor Ara öğünler atlanmamalı ve ana öğünler atıştırmalıklarla geçiştirilmemelidir. Öğün atlandığı takdirde kan şekeriniz sık sık düşerek açlık hissi yaşandığından dolayı tatlı ve hamur işi gibi besinler yeme ihtiyacı hissedersiniz.
Kan şekerinin düşmesi sonucu insanda sinirlilik ve halsizlik hissi ortaya çıkar. Ara öğünlerinizi de kepekli bisküvi, meyve, süt veya kuruyemiş ile geçiştirebilirsiniz.
Yemeğinizi dışarıda yiyin Öğlen yemeklerinizi ofise sipariş etmek yerine dışarıda yiyin. Böylece hem hareket etmiş olursunuz, hem de daha sağlıklı besinler tüketebilirsiniz. Ayrıca hava almak size iyi gelecek, ortamınızın değişmesi sizi motive edecektir.
Az içilen su performansı düşürüyor İş yoğunluğu ile unutulan ve tuvalet ihtiyacını bastırmak amacı ile az su içmek insanda baş ağrısı oluşturmakla birlikte konsantrasyon ve iş performansını da düşürür.
Bu yüzden su oldukça tüketilmelidir. Çok fazla tüketilen çay ve kahve su isteğini azaltıyor Masa başı çalışanlarının gün içinde sıklıkla tükettikleri çay, kahve ve gazlı içecekler su içme isteğini azaltıyor.
Vücutta su seviyesinin azalması ile de yorgunluk, baş ağrısı ve dikkat problemleri ortaya çıkıyor. Kahve ya da çay yerine bitki çayları çok artırmamak üzere tercih edilmelidir.
Hareket etmek metabolizmanızı hızlandırır Hareketsiz kalmak metabolizmanızı yavaşlatır. Ofis içinde çalışırken de hareketli olmanız mümkün.
Ofiste 2 saatten fazla hareketsiz oturmayın. Bir şeye ihtiyacınız olduğunda, masadan kalkarak ihtiyacınızı kendiniz alın.
Otururken omuzlarınızı, kollarınızı ve bacaklarınızı belli aralıklarla hareket ettirin. Asansör yerine merdiven kullanın. İşe gidip gelirken toplu taşıma araçlarını kullanın. İneceğiniz duraktan önce veya sonra inerek yürüyüş yapabilirsiniz.

Cilt IQ'nuz Kaç?

Küçük bir testle, cildinizi iyi ya da kötü yönde etkileyecek faktörleri
öğrenmeniz mümkün! 

Sivilce ve akne problemi kadınların en büyük kabuslarından. Ancak cildinizi yeterince tanıyorsanız, o zaman bu sorunu ortadan kaldırmak sanıldığı kadar zor değil. Proactiv Solution'ın yaratıcılarından Katie Rodan ve Kathy A. Fields'ın hazırladıkları "Cilt IQ'su testi", cilt problemleri yaşayanların ciltlerine uygun bakım yapmaları, sorun yaşamayanların ise güzelliklerini devam ettirmeleri için bir rehber niteliğinde...


Kişilerin kendi cildini ve yaşam alışkanlıklarını iyi tanımalarının cilt sağlığını da kontrol altında tutmalarını sağlayacağını belirten Rodan ve Fields, yapılacak küçük bir testle ciltlerini iyi ya da kötü yönde etkileyecek faktörleri öğrenmenin mümkün olduğunu belirtiyorlar.
Sorular
1- Ailenizde genel olarak sivilcelenmeye eğilimli cilt sorunu var mı?
* Evet  * Hayır
2- Hangi faktörler sivilcelere neden oluyor?
* Belirli yiyecekler    * Uykusuzluk
* Stres   * Adet döngüsü   * Diğer
3- Makyaj yapıyor musunuz?
* Evet * Hayır
4- Adet döneminizin hemen öncesinde veya ortasında cilt sorunları yaşıyor musunuz?
* Evet   * Hayır
5- 40 yaşından sonra beyaz saçlarınızla birlikte sivilceleriniz de arttı mı?
* Evet   * Hayır


Yanıtlar
1- Genetik, cilt sorunlarının oluşmasında ve ilerlemesinde önemli bir rol oynuyor. Bir ebeveynde şiddetli sivilce oluşumu varsa sizin sivilcelerinizin de şiddetli olması muhtemeldir.
2- Yapılan çalışmalar, özellikle çikolata ve kızarmış yiyecekler içeren beslenme düzeninin cilt sorunlarına neden olmadığını gösteriyor. Cildinizde bazı besinleri aldıktan sonra artan sivilcelenme fark ettiyseniz yine de bu yiyecekleri yemekten mümkün olduğunca kaçının. Sivilcelenme çoğunlukla stres, yetersiz uyku ve ortam değişiklikleri ile ilişkilidir.
3- Kullandığınız tüm kozmetiklerin yağsız ve yağlanma yapmayan ürünler olduğundan emin olun.
4- Adet veya yumurtlama dönemindeki hormonal değişiklikler sırasında cilt sorunlarında görülen artış sıkça rastlanan bir durum. Adetleriniz çok düzensizse jinekoloğunuza başvurabilirsiniz.
5- Hormonlarınızdaki normal değişimden dolayı cilt sorunları 30'lu ve daha ileri yaşlara kadar görülebilir. Östrojen azalıp androjen seviyesi arttığı için menopoz döneminde de bazı cilt sorunlarıyla karşılaşmanız olası.

Ofis diyetinin 10 altın kuralı!

Ofis diyetinin 10 altın kuralı!
Birçoğumuz ofiste diyet yapmanın çok zor olduğunu düşünüyor. Oysa sağlıklı besinleri tercih etmek ve öğün saatlerine dikkat etmek bile sonuç almak için yeterli. Gelin, siz de diyetimizi uygulayın ve yaza formda girin!
Yaz mevsimi yaklaşıyor, eyvah ince kıyafetler raflardan dolaplara çıktı bile diyorsanız, fakat ofiste diyet yapabileceğinize dair şüpheleriniz varsa, bu yazı sizin için hazırlandı… Ofis diyeti ile yaza formda girebilir, o çok beğendiğiniz yeni sezon yaz kıyafetlerine kolayca sığabilirsiniz…
Ofis diyeti nedir?
Ofis diyeti, günün büyük bir kısmında oturarak çalışan kişiler için uygun olan yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme ilkeleri ile örtüşen bir beslenme programıdır. Ofisteki yoğunluğunuz ne olursa olsun, ofis diyetini rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
Ofis diyetini kimler yapabilir?
Şeker, kalp-damar, yüksek tansiyon, kanser gibi kronik hastalıkları nedeni ile özel diyet yapması gerekenler ve sindirim sistemi sorunu yaşayanlar ofis diyetini yapmamalıdır. Ofis diyeti, 20’li yaşların sonunda 30’lu yaşların ortalarında olan kişiler için daha uygundur.
İşte ofis diyetinin 10 altın kuralı!
Kural 1: Sabah uyanır uyanmaz su için…
Formda bir beden için sağlıklı bir sindirim sistemi olmazsa olmaz bir şarttır. Barsaklarınızın düzgün çalışması ve gece boyu susuz kalan bedeninizin kendisine gelmesi için uyanır uyanmaz 1 su bardağı ılık su, hemen ardından 1 su bardağı oda sıcaklığında su ile güne başlamalısınız.
Kural 2: Gün boyunca 2,5–3 litre su için
Su, dolaşımınızın düzgün olmasını sağlayacak, cildiniz güzelleşecek ve ofis diyeti yaptığınız süre boyunca bedeninizde parçalanan yağların bedeninizden hızla uzaklaştırılmasını sağlayacak. Bu nedenle günde 12–15 su bardağı su içmeyi unutmayın.
Kural 3: Öğün atlamayın
Zaman darlığı veya unutkanlık öğün atlamanın bir açıklaması olamaz. Yemek yemek, yaşamın sürdürülebilmesi için en önemli etmenlerden biridir ve aynı zamanda sosyal bir olgudur. Bu nedenle ne olursa olsun kendinize günde 6 defa en az 20 dakika ayırmalısınız.
Kural 4: Tuz tüketiminde sınırları aşmayın
Tuz tüketiminde sınır tanımazsanız, ileride yüksek tansiyon sorunu yaşama riskinizi arttırırsınız. Ayrıca gereğinden fazla tuz tüketimi, vücudunuzda su tutulmasına neden olur ve bedeninizde şişlik hissedersiniz.
Kural 5: Sağlıklı pişirme yöntemleri seçin
Ofis diyetinizi uyguladığınız sürece yapmanız gerekenlerden biri de sağlıklı pişirme yöntemleri tercih etmek. Tüketeceğiniz besinler ızgara, fırında, buğulama veya haşlama olarak pişirilmelidir.
Kural 6: Yemeğin tadını çıkarın
Ofis diyetinin en büyük özelliklerinden biri de sizi lezzete odaklamasıdır. Hızlı yemek yemek yerine yavaş yavaş yemeyi öğrenerek, besinlerden keyif almaya odaklanın. İyice çiğnenerek tüketilen bir besinin glisemik indeksi azalacağından ötürü kan şekerinizde dengeli yükselecektir.
Kural 7: Baharatlardan yararlanın
Acı kırmızıbiber başta olmak üzere birçok baharatın metabolizmayı hızlandırıcı etkisi vardır. Siz de bu etkiden yararlanmayı deneyin. Yemeklerinize ve salatalarınıza ekleyeceğiniz çeşitli baharatlarla değişik lezzetler elde edebilir, metabolizmanıza destek olabilirsiniz.
Kural 8: Her gün kendinize yarım saat ayırın
Ofis diyeti vücudunuzdaki yağlardan sizi kurtararak daha ince görünmenizi amaçlar. Bu nedenle enerji harcaması konusunda da kendinize yardımcı olmalısınız. Ne kadar meşgul olursanız olun kendinize günde yarım saat ayırın ve açık havada yürüyüş yapmanın keyfini çıkartın.
Kural 9: Acıktığınızda çiğ sebze tüketin
Ofis diyetini uygularken kendinizi aç hissettiğiniz zamanlarda domates, salatalık, biber gibi çiğ sebzelerden tüketin. Böylelikle hem düşük kalori almış hem de C vitamini ihtiyacınızın büyük bir kısmını karşılamış olacaksınız.
Kural 10: Ofis diyetinde 6 öğün beslenin
Ofis diyeti sadece forma girmenizi değil, metabolizmanızı düzenleyerek verdiğiniz kiloları korumanızı da amaçlar. Günde 6 öğün beslenme, en sağlıklı beslenme tarzıdır. Sağlıklı beslenmenin temel kuralını ofis diyeti ile alışkanlık haline getirin. Öğün aralarında 2-3 saat olmasına dikkat etmelisiniz.
Bayanlar için ofis diyeti örnek menü
Kahvaltı
1 dilim peynir çeşidi
1–2 dilim tam buğday veya çavdar ekmeği
Sınırsız çiğ sebze
2 adet siyah veya 3 adet yeşil zeytin
Kuşluk
15 adet fındık veya 12 adet badem veya 3 adet tam ceviz
1 kupa yeşil çay
Öğlen
2–3 ızgara köfte kadar et veya tavuk veya hindi veya balık
1 su bardağı yoğurt veya 2 su bardağı ayran
Bol salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)
1 dilim tam buğday veya tam çavdar ekmeği
İkindi
1 dilim tam buğday veya tam çavdar ekmeği veya ¼ adet simit
1 dilim peynir
Söğüş sebze
Akşam
6 yemek kaşığı etsiz sebze veya kuru baklagil yemeği
1 ince dilim tam buğday veya tam çavdar ekmeği
1 su bardağı yoğurt veya 2 su bardağı ayran
Bol salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilaveli)
Gece
2 porsiyon meyve
Önemli Not: Yukarıda yer alan menü örnek menüdür. Diyet kişiye özeldir ve diyetisyen ile bire bir görüşmeler ile hazırlanmalıdır.
Erkekler için ofis diyeti örnek menü
Kahvaltı
2 dilim peynir
2 ince dilim ekmek
Sınırsız çiğ sebze
4 adet siyah veya 5 adet yeşil zeytin
Kuşluk
15 adet fındık veya 12 adet badem veya 3 adet tam ceviz
Öğlen
4 köfte kadar ızgara et veya tavuk veya hindi veya balık
1 su bardağı süt veya 2 su bardağı ayran
Bol salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)
2 ince dilim tam buğday veya tam çavdar ekmeği
İkindi
Peynirli tost (yağsız)
Söğüş sebze
1 su bardağı ayran
Akşam
9 yemek kaşığı etsiz sebze veya etsiz kurubaklagil yemeği
1 su bardağı yoğurt veya 2 su bardağı ayran
2 ince dilim tam buğday veya tam çavdar ekmeği
Bol salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)
Gece
2 porsiyon meyve
Önemli Not: Yukarıda yer alan menü örnek menüdür. Diyet kişiye özeldir ve diyetisyen ile birebir görüşmeler ile hazırlanmalıdır.

Kilo almak için beslenme önerileri

Zayıflık, metabolizması hızlı çalışan ve yeterli miktarda besin alamayan bireylerde görülür ve zayıflık tanısı, kişinin beden kütle indeksine (boya uygun beden ağırlığı) göre konur. BKI, bireyin ağırlığı, boyunun karesine bölünerek bulunur. BKI 18,5 kg/m2’nin altında olan bireyler, zayıf olarak tanımlanır.

Kilo almak için geceleri bol kalorili ve ağır yemekler ya da abur cuburlar tüketilmesi, önerilmeyen bir durumdur. Böyle bir yol izlemek, kilo almaya çalışırken yeni sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Herhangi bir sağlık probleminiz yoksa ve sağlıklı bir şekilde kilo almak istiyorsanız, aşağıdaki önerileri uygulayabilirsiniz.

•    Kilo almak için bazal metabolizma hızınızın 500-1000 kalori üzerinde enerji almanız gerekir.
•    Hedefiniz haftada 1-1,5 kilo almak olsun.
•    Kahvaltılarınızı olabildiğince zenginleştirin. Kahvaltıda çay yerine ballı süt veya taze sıkılmış meyve suyu tercih etmek ve bal, reçel, pekmez, peynir, zeytin, yumurta, zeytinyağı ve baharat eklenmiş domates, salatalık, yeşillik tüketmek hedefinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır.
•    Öğünlerinizin yanında yoğurt/ayran/cacık, salata, meyve tüketin ve öğünlerinizde tükettiğiniz ekmek veya eşdeğeri olan pilav/makarna tüketiminizi arttırın.
•    Salatalarınızı olabildiğince zenginleştirin. Zeytinyağı, zeytin,  avokado, mısır, susam, peynir, ceviz/badem/fındık, patates ve havuç gibi besinleri kullanabilirsiniz.
•    Yediğiniz besinlerin kalori yoğunluğunu olabildiğince arttırın. Örneğin, sütlacı üzerine bol miktarda ceviz, fındık veya badem ekleyerek tüketebilirsiniz veya makarnayı kıymalı ve soslu tercih edebilirsiniz. Ev yapımı pizza tüketmek de kilo almanıza yardımcı olacaktır.
•    Sağlıklı bir şekilde kilo almak için asitli içecekler yerine ev yapımı limonata veya taze sıkılmış meyve suyunu tercih edin.
•    Kesinlikle öğün atlamayın. Ana öğünlerinizin arasına ara öğünler serpiştirin.
•    Ara öğünlerinizin içeriğini olabildiğince zenginleştirin. Ara öğünlerizde kuru kayısı, kuru incir gibi kuru meyveler, taze meyveler, ballı meyve salatası,  pestil,  1 avuç  badem/ceviz/fındık, sütlü tatlılar, salep, ballı süt,  kek, susamlı/çekirdekli simit ve bisküvi gibi kalori içeriği yüksek besinler tercih edin.
•    Çay ve kahve tüketiminizi azaltın.
•    Su tüketiminiz günlük 1,5-2 litreyi aşmamalıdır. Suyu yemeklerden önce veya yemek sırasında değil, yemeklerden sonra tüketmeye çalışın.
•    Yemek sırasında içecek tüketimi tokluğa neden olarak besin alımını kısıtlayacağı için, içecek tüketiminin yemeklerden 45 önce veya sonra olmasına özen gösterin.
•    İçeceğiniz çorbalara süt, krema ve et suyu ekleyerek kalori alımınızı arttırabilirsiniz.
•    Sigara kullanıyorsanız, sigarayı bırakmalısınız. Sigara, içerdiği nikotin ile metabolizmayı hızlandırır ve iştahı azaltır.
•    Hekiminiz ve diyetisyeninizin bilgisi dâhilinde, ara öğünlerde enteral (günlük alması gereken besini ağız yoluyla alamayan bireylerde besinin tüp ile mide veya ince barsağa verilmesi) ürünler kullanılabilir.
•    Kas kütlenizi artıracak egzersizler yapın. Böylece aldığınız kilolar dengeli bir şekilde dağılmış olur.
Kilo alma süreci, kilo verme sürecine göre daha zor olabilir. Motivasyonunuzu yüksek tutarak, yukarıdaki önerilerle sağlıklı bir şekilde kilo alabilirsiniz.

Kilo vermek için ne kadar egzersiz?

Kilo vermek için ne kadar egzersiz?
Yaşın ilerlemesi ile metabolizmanın yavaşlaması ve fiziksel aktivitedeki değişiklikler kişilerin kilo almasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle alınmış kiloyu vermeye çalışmak yerine, sağlıksız kilo alımı önceden engellenmelidir.
Egzersiz, kilo verme yanında verilen kiloların korunmasında çok etkili bir yöntemdir. Buna rağmen kilo kontrolü için ne kadar egzersiz yapılması gerektiği konusunda net bir bilgi de bulunmamaktadır. Amerikan Hastalık Koruma ve Önleme Merkezi (Center of Disease Control and Prevention)’nin 1995’te yayınladığı bir araştırmada günde 30 dakika ve üzerindeki orta yoğunluktaki aktivitenin kilo kontrolünde yeterli olduğu görüşü savunulurken 2002 yılında Ulusal Akademi Enstitüsü (Institude of National Academy) tarafından bu sürenin yetersiz olduğunu ve kilo kontrolü için en az günde 60 dakika orta düzeyde egzersiz yapılması gerektiği görüşü ortaya konmuştur.
Kilo kontrolü için egzersiz yoğunluğunu araştıran bir yazı 24 Mart 2010 tarihinde JAMA (Journal of American Medical Association) da yayınlandı. Bu yazıya göre araştırmaya ortalama 54,2 yaşında, 34.079 sağlıklı ve normal kilodaki kadın dahil edilmiş; çalışmaya katılanlar fiziksel aktivitelerine göre 3 grupta, 13 yıl boyunca izlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortalama kilo artışı 2,8 kg olmuştur. Fiziksel aktivitelerine göre bakıldığında her 3 grubun kilo artış paterni birbirine paraleldir. Araştırmada fiziksel aktivite ve kilo değişiminin yaş, sigara içiciliği, menopoz durumu ile etkilendiği bulunmuştur. Yoğun fiziksel aktivite (Haftada 420 dakika, yani ortalama günde 60 dk orta düzeyde aktivite) yapan gruba göre orta (420-150 dakika/ hafta) ve düşük düzeyde ( haftada 150 dakikanın altında) aktivite yapan grupta kilo artışının daha belirgin olduğu kaydedilmiştir. Araştırmacılar çalışma başlangıcında normal kiloda olan kadınların fiziksel aktivite düzeylerinin daha yüksek olduğunu ve bu kadınlarda kilo artışının daha az olduğunu vurgulamış ve normal kilonun üzerine çıkıldıysa kilo kontrolünü sağlamanın zorlaştığını ve eğer kilo kontrolünü sağlamak isteniyorsa günde en az 60dk orta düzeyde egzersiz yapmak gerektiği sonucuna ulaşmışlardır.
Bütün bu araştırmalardan anlaşıldığı üzere kilo kontrolünde tek başına beslenme düzeni yeterli değildir. Yaşla beraber kilo artışı yadsınamaz ancak düzenli fiziksel aktivite ile kilo kontrolünü sağlamak mümkün. Günlük yaşantımızda hareketimizi arttırmaya yönelik yürüyüşler, çocuklarımız oynadığımız hareketli oyunlar, danslar bile bunun için yeterli olabilir. Ancak yine de yaşımıza ve fiziksel fonksiyonlarımıza göre yaptığımız egzersiz programları ile kilomuzu uzun yıllar korumamız mümkün.

Karın sarkmalarına karşı alınabilecek önlemler

Karın sarkmalarına karşı alınabilecek önlemler
Kilo Kontrolü sağlayın
Hamile kalmadan önce ideal kilonuzda olmaya gayret edin. İdeal kilo tespitinizde Beden Kitle İndeksi’nden (BKİ) yararlanabilirsiniz. Normal bir BKİ’ye sahipseniz, hamilelikte 11,5–16 kg arasında kilo almanızı idealdir.
Beslenmenize dikkat edin
Hamile bir kadının, normal bir kadına göre günde fazladan 300 kaloriye ihtiyacı vardır. Bu da yaklaşık yüzde 15’lik bir artış, yani günlük 2300 kaloriye denk gelir. Fakat önemli olan, fazla miktarda yemek ve kilo almak değil, gerekli gıdaları dengeli ve yeterli miktarda almaktır.
Egzersiz yapın
Hamilelikte yaptığınız egzersizler, kontrollü kilo almayı sağlamasının yanı sıra, dolaşım sisteminizin daha iyi çalışmasına da katkıda bulunur. Düzenli egzersiz, doğum sonrasında da hızla toparlanmanızı sağlar ve aldığınız kiloları daha kolay vermenize yardımcı olur.
Doğru Rejimi Uygulayın
Doğum sonrasında, tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi bebeğinizin ihtiyaçları ve vücudunuzun forma girmesi bir dengede tutulmalı, bu yönde beslenme rejimlerini uygulayabilirsiniz.