Toplu Sms

Yağ Yakan Yiyecek ve İçecekler



Hangi yiyeceklerin kilo yaptığını, hangi yiyeceklerinde yağ yaktığını bilirseniz kilo vermek o kadar da zor değil. Tabi ki içecekler için de geçerli.

Şimdi bu makalemizde, kilo aldırmayan, yağ yakan besinlerden ve içeceklerden bahsetmek istiyoruz.

Yağ yakan besinleri bildiğimizde hatta bu besinleri diyet listemize eklediğimizde kilo vermek kolay olacaktır.

İşte;

Yağ Yakan Besinler

Yoğurt : Kalsiyumum metabolizmanın dengeli olarak çalışması için gereklidir. Kalsiyumsuz metabolizma sınırlı olarak çalışır. Beslenme bu yüzden önemlidir. Vücudun yağ yakmasını sağlayan yoğurt kilo vermenize yardımcı olur.


Greyfurt : Vücutta enerjiyi arttırır ve acıktırmayı geciktirir. İçerdiği C vitamini ile vücudumuzu korumaya da yarar.

Hindiba : Tatlı sevenler için faydalıdır. Metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlar içindeki maddeler ile. Ve tatlı ihtiyacınızı karşılamış olursunuz.



Kırmızıbiber : Biberdeki capcaicin acı maddesi vücudumuzun kan dolaşımını hızlandırır ve ısı artar ve vücudumuz forma girer.

Acı marul : Vücudumuzdaki fazla yağların atılmasını sağlar. Yağ metabolizmamızı dengeler.

Çilek : Diyette bize en çok yardım eden çilektir. Sindirim sistemini düzenler bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Elma : Elma da sindirimi kuvvetlendirir. Cildinizi güzelleştirmek ve pürüzsüz görünüme sahip olmak içinde faydalıdır. Düzenli yerseniz kilo vermenizi sağlayacaktır.

Kuru üzüm ve yulaf karışımı : Yulaf sizi tok tutar ve yulaftaki maddeler yağ yakmanızı sağlar. Gerekli enerjiyi size sağlar.

Papaya : Sindirim sisteminizi düzenleyen meyvedir.

Ananas : s Sindirimi sisteminizi kolaylaştırır ve kuvvetlendirir.

Bal kabağı : Kilo verenler için çok yardımcı bir besindir. Kalorisi düşük olduğundan zayıflamanıza fayda sağlar.

Sirke : Araştırmalar vücuttaki yağ parçalayan genleri harekete geçirdiğini tespit etmiştir. Mutlaka yiyeceklerinizden herhangi birine 1 kaşık sirke ekleyiniz. Süt veya sodayla karıştırılması da faydalıdır.

Hatta, bazı yiyecekleri istediğiniz kadar yiyin kilo aldırmaz, zayıflatır bile.

Yaban mersini ve brokoli bu yiyeceklerdendir. İhtiyacımız olan enerjiyi sağlar ve vücudumuzu dengede tutar. Diyet yaparken bu yiyecekleri mutlaka listenize ekleyiniz.

İşte ;

Yağ Yakan İçecekler :

En önemlisi sudur. Bol bol su içilmelidir.

Yeşil çay da faydalıdır. Çünkü sindirim sistemine yardım eder ve kilo vermeniz kolaylaşır.

Taze meyvelerin suyu da yağ yakmada yardımcı olur.

Yalnız, içtiğiniz diyet içeceklerde fazla aşırıya kaçmayın.

İştahı Kapatan Yiyecekler




Kilo almanın asıl sebebi, hareketsizlik ve aşırı beslenmedir. Beslenme derken, bazı kişiler yemek yemeyi çok severler. Sürekli bir şeyler yemek isterler, kendilerine bir türlü frenliyemezler.

Hal böyle olunca, bu kişiler için kilo alımı kaçınılmazdır.

Yalnız sizin kendinizin yapamayacağı fren olayını bazen yedikleriniz halledebilir. Peki bu yiyecekler nelerdir, hiç düşündünüz mü?

İşte sizi sürekli yemekten alıkoyacak ve sizi tok tutacak yiyecekleri şöyle sıralayabiliriz.



İştahı Kesen Yiyecekler :

Çavdar Ekmeği: Diyetlerde genellikle  kepek ekmeğinden bahsedilse de aslında çavdar ekmeğinin tok tutan etkisi yadırganamaz. Hatta beyaz buğday ekmeğine göre yüzde 50 oranında daha fazla doyma hissi verir.

Yulaf Ezmesi: Tokluk ve şişkinlik hissi veren besinlerin başında gelir. Fakat yulaf ezmesini süt ile değil su ile yapmakta fayda vardır. Sütle yapıldığında ise sütü tercih edin.

Kepekli Makarna: Günlük gıda tüketiminde önemli bir yere sahip olan lifli besinlerdendir. Bu besinler yendikten sonra hacimlerinin yüzde 20’si kadar genişleme özelliğine sahip oldukları için tokluk hissi verirler.

Esmer Pirinç: Kan şekerini dengede tutarak açlık hissinin önüne geçen karbonhidratların başında gelen esmer pirinç, uzun süre acıkmamanızı sağlar. Bu nedenle yemeklerinizde esmer pirince yer verin.

Dil Peyniri: Gün içerisinde açlık hissettiğinizde atıştırabileceğiniz faydalı bir gıda olmasının yanında proteinli yapısından dolayı tok tutma özelliğine de sahiptir.

Yumurta: Çok pişmiş yumurta da tok tutan yiyecekler arasındadır. Hazırlanması kolay olan yumurta protein açısından da zengindir. Protein sizi tok tuttuğu için kolay kolay acıkmazsınız.

Sardalya: Protein deposudur. Kan şekeri seviyesinin dengelenmesini sağlar. Bu sayede tokluk hissi verir. Ayrıca metabolizmanın harekete geçmesini sağlar.

Elma: Yapılan diyetlerde ara öğün olarak elma tavsiye edilir bunun nedeni ise tok tutucu özelliğinin olmasıdır. Kalorisi az olan elmayı acıktığınızda yerseniz bir süre daha tok hissedersiniz.

Avokado: B6 vitamini deposudur. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Tok tutan avokadoyu kendinizi aç hissettiğiniz zamanlarda yiyebilirsiniz.

Böğürtlen: Kendinizi aç hissettiğinizde bir kase yoğurdun içine karıştıracağınız böğürtlen sizi bir süre tok tutar. Böğürtlen çok fazla antioksidan içerir, bu nedenle de yararlıdırlar.

Brokoli: Brokolide vücuttaki insulin dengesini koruyan krom bulunur. Kan şekerinin düşmesini engelleyen krom sayesinde açlık hissetmezsiniz.

Badem: Günde iki avuç düzenli olarak yenecek bademin, tokluk hissi vererek obeziteye karşı müzadelede yararlı olduğu yapılan araştırmalar ile kanıtlanmış bir gerçek.

Bitki Uzmanından Saç Dökülmesini Durduran ve Saç Çıkaran Bitkisel Formül




Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir? Saç Dökülmesi Nasıl Durur? Saç Dökülmesine Ne İyi Gelir?
Bu soruların cevabını ve çözümünü Ünlü Bir Uzmanın, saçların dökülmesini durduran ve üstelik saç çıkmasını sağlayan mucize formülünde bulabilirsiniz.
Ünlü Uzmanın Saç Dökülmesini Durduran ve Saç Çıkartan Formülü :
* 5 Gram sarımsak yağı
* 5 Gram ısırgan yağı
* 5 Gram çam yağı
* 5 Gram biberiye yağı
* 5 Gram badem yağı
* 5 Gram zeytinyağı
Tüm yağları bir şişe içinde karıştırdıktan sonra elde edilen bu yağ karışımını;
* 1. hafta: her gece
* 2. hafta: 2 gecede 1
* 3. hafta: 3 gecede 1
saçların diplerine sürdükten sonra saç diplerinize friksiyon yapın. Üçüncü haftadan sonra 3 gecede bir uygulamaya devam edebilirsiniz.
Saçlarınızı zeytinyağlı bir sabunla yıkayın. ardından saçlarınızı aşağıdaki şekilde durulayın. Şampuan kullanmayın.
2-3 litre suyun içine bir bardak üzüm sirkesi koyun, bu su ile saçlarınızı durulayın.
45 gün bu uygulamayı yapın.
20 gün içinde saç dökülmeniz duracak, 45 günde ise, yeni saçlarınızın çıkmaya başladığını göreceksiniz.

Göğüsleri dikleştiren egzersiz






gogus-2804 01
gogus-2804 02
gogus-2804 04
gogus-2804 05



6 Adımda selülite çözüm

Selülitlerim Yok Oldu!
Yaklaşık 2 ay önce selülite karşı savaş ilan etmiş, uyguladığım yöntemlerde başarılı sonuca ulaşırsam; sizinle paylaşacağımı söylemiştim. Eğer, siz de "Selülit nasıl geçer?" diye soruyorsanız; cevap için o gün, bu gündür çünkü selülitlerim yok oldu!
Selülitle savaş yolculuğumu okumaya başlamadan önce belirteyim; sizi uzun bir yazı bekliyor ama mutlaka sonuna kadar okuyun! Çünkü gerçek deneyimlerimi ve başarılı sonuç aldığım yöntemlerimi anlattım hem de her biri çok kolay… Ben kurtuldum, siz de selülitlerinizden kurtulun diyerek okumanızı ve uygulamanızı tavsiye ediyorum.
Birinci Adım: Su ve Doğum Kontrol Hapı
Düşmanımı iyi tanımak için selülite neden olan etkenleri araştırdım ve değerlendirdim. Öğrendim ki doğum kontrol hapları, hormonal dengeleri değiştirdiği ve vücuda östrojen yüklemesi yaptığı için selülite yol açabiliyormuş. Bir de benim gibi az su içen bir 
sinsansanız; vücuttaki kan dolaşımı yavaşlıyor ve selülit riski daha da artıyormuş.
Bu bilgiler doğrultusunda anladım ki doğum kontrol hapı kullanmamam ve hem selülitlerden kurtulmak hem de vücut sağlığımı korumak için günde 2 litre su içmem gerekiyor. Doğum kontrol hapını bıraktım, günde 2 litre su içmeye başladım. Su içmeyi unutmamak için de çalışma masama kocaman bir sürahi su ve ilgi çekici bir bardak koydum. Gözümün önünde olunca sürekli içmeyi alışkanlık haline getirdim. Üstelik vücudumun ihtiyaç duyduğu suyu karşıladığımda daha enerjik olduğumu da gördüm.
Demek ki selülitlerden kurtulmak için mutlaka su içmemiz ve doğum kontrol hapı kullanmak zorundaysak; daha fazla su içmemiz gerekiyor. Böylece vücuttaki kan dolaşımını hızlandırıyor ayrıca zararlı maddeleri vücuttan atabiliyoruz.
İkinci Adım: Tuz ve Şeker 
sSelülit hakkında araştırmalarıma devam ederken tuz ve şeker tüketiminin hem genel vücut sağlığını kötü etkilediğini hem de selülit oluşumuna neden olduğunu bir kere daha öğrendim. Özellikle tuz; vücuttaki suyu tutuyor ve vücudu şişirip, kan dolaşımını zayıflatıp selülite neden oluyordu.

Ben ki çay ve kahvesine 2 kaşık şeker atmadan, yemeğin tadına bakmadan tuz ekleyen bir insandım ve düşmanıma yardım ediyordum. Demek ki tuz ve şekeri yavaş yavaş hayatımdan çıkarmam gerekiyordu. Eski günlere nazaran daha az şeker ve daha az tuz kullanıyorum. Elbette damak tadımın alışkanlığı vardı, tuzsuz yemekten keyif alamıyordum ama irademe hâkim oldum ve bunun da üstesinden geldim. Yaşadıktan sonra anlıyorum ki yemeğin tadını almak için o kadar da tuz kullanmama gerek yokmuş. Tatlı krizlerimi ise kuru meyvelerle geçiştiriyorum.
Üçüncü Adım: Kahve 
s
Kremalı, bol şekerli kahvelerin; selülite neden olduğunu öğrendiğim anda kahvesiz nasıl yaşarım diye düşünmeye başlamıştım. Türk kahvesi ve granül kahvelerin günde en fazla 2 fincan tüketilmesi ayrıca çok şekerli olmaması gerekiyordu. Çünkü yüksek miktarda kahve tüketimi, kan dolaşımını yavaşlatıyor ve kilo almaya sebep oluyordu.
Kendimi bir kahve sever olarak tanımlarken, çok sevdiğim kahveden nasıl vazgeçebilirdim? Vazgeçmedim, faydalı bir çözüm buldum! Çok çalışıp uykusuz kalmam gereken gecelerin dışında günde yalnızca 2 fincan sütlü kahve içtim. Biraz sıcak su, biraz süt ve az kahveyle damak tadıma uygun kahveler hazırladım ve şimdi bu keşfimden dolayı mutluyum.
Dördüncü Adım: Spor Yapmak
SHareketsiz yaşam, genel vücut sağlığını olumsuz etkilerken hem kilo almaya hem de selülite neden oluyordu. Yürüyüş, step, yüzme, ağırlık çalışması, pilates ya da yoga… Kendime uygun bir egzersiz türü seçmem gerekiyordu, bense en pratik olanı tercih ettim: açık havada yürüyüş yapmak…

Formda kalmak, selülitlerimden kurtulmak için mutlaka egzersiz yapmalıydım ama ben yakın mesafelere bile arabayla giden biriydim. Öyle tembeldim ki 5 kat merdiven inip çıkmak yerine bakkala telefon açıp siparişlerimi getirmesini istiyordum. Çalışmak için bilgisayar başına oturduğumda elimdeki işler bitene kadar belki 4 saat hiç kalkmadan oturuyordum. Tabii ayağa kalktığım anda bacaklarımdaki uyuşmadan dolayı yere basarken zorlanıyordum. Evet, yine düşmanıma yardım ediyordum ve buna bir son vermeliydim. Arabayla, ofisin kapısına kadar gitmekten vazgeçtim; 200 metre önce indim. Eğer hava da güneşliyse; kulağımda kulaklıklarım müziğimi dinleyerek kadar ofise kadar yürüdüm. Acelem yoksa mesafeyi daha da artırdım. Çalışırken, saatte bir kez bilgisayar başından kalkıp odanın içinde 10 dakika kadar yürüdüm. Metroda bile yürüyen merdivenler yerine normal merdivenleri kullanmaya özen gösterdim.
Beşinci Adım: Kese Yapmak
Beslenme ve yaşam alışkanlarımı değiştirdiğime göre cilt yüzeyimi dışarıdan da desteklemeliydim. Kan dolaşımımı hızlandırmak için yapabileceğim en etkili işlemlerden biri keseydi. Zaten banyo yapıyordum, 5 dakika da kese yapmak için ayırabilirdim.  s
Şimdiye dek yüzeyi pütürlü keselerden kullanıyordum ancak faydasını görememiştim. Bu konuda bir değişiliklik yaptım ve ipek kese kullanmaya başladım. Böyle muhteşem bir kese olamaz! Hem cilt yüzeyindeki ölü derileri temizliyor hem de kan dolaşımını hızlandırdığı için selülitleri yok ediyor. Harika değil mi? Her banyo yapışımda Kelebek markalı Türk hamamı serisinden ipek keseyle selülit olan bölgelere masaj yaptım ve eminim ki çok işime yaradı!
SAltıncı Adım: Aynaya Bakmak 
İşte selülitle savaşın en keyifli ve motive edici aşaması: aynaya bakmak! Selülite karşı yöntemleri uygularken ve daha iyi olduğunu hissetmeye başlamışken en seksi iç çamaşırlarımdan birini giyip boy aynasının karşısına bakıp kendimi inceledim. Günden güne selülitlerin azaldığını görmek; harika hissettiriyor ve yolumda devam etmek için bana güç veriyordu.
Hoşça kal Selülit!
S
İşte benim selülit yolculuğum böyleydi… Sadece 2 ayda o lanet olası portakal kabuğu görünümünden kurtuldum ve aynadaki görüntümden çok memnumum! “Kadın isterse; alır!” sözünü kanıtladığım için kendimle gurur duyuyorum! Lütfen, bir kere daha yazının başına dönün, dikkatlice okuyun ve uygulamaya geçin. Selülitsiz hayat gerçekten harika!
Selülitler, usturuplu bir yerimde olsaydı; öncesi ve sonrası diye fotoğraflarını çekip size göstermek isterdim ama malumunuz mümkün değil :)