Toplu Sms

Diş beyazlatmanın sakıncaları var mı?

Dişleriniz bembeyaz olsun istiyorsunuz, Peki dişleriniz bunun için uygun mu?


Bembeyaz dişler ve güzel bir gülüş her insanın öncelikli esteklerindendir mutlaka. Öte yandan dişler zaman içerisinde yiyecekler, içecekler, sigara ve antibiyotik tüketimi gibi sebeplerle beyazlıklarını kaybedebilirler. Bu durumda, son yıllarda popüleritesi hızla artan diş beyazlatma işlemi devreye girer. Peki dişleriniz bunun için uygun mu? Armadent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Uzmanlarından Dt. Yüksel Tozlu, diş beyazlatma işlemi hakkında bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenler konusunda şunları söyledi: “Gülüş estetiğinin en önemli unsurlarından biri olan diş beyazlatmanın aslında 1800’lü yıllara dayanan köklü bir geçmişi vardır. Rutin diş hekimliği pratiğine ise 1989 yılından sonra girmiştir. Günümüzde, kişilerin sosyal yaşantısını etkileyen diş renklenmeleri, diş renginin sararması veya koyulaşması; diş beyazlatma işlemi ile 1 saatten birkaç güne kadar olan bir sürede giderilebilmektedir. Bu Belirtiler Sizde Varsa Diş Beyazlatma Işlemi Yaptırmayın Beyazlatma işlemi geçici dişeti irritasyonu ve diş hassasiyeti dışında bir komplikasyona neden olmaz. Ancak, şu grup hastalarda beyazlatma uygulanmamalı veya uygulama öncesi gerekli önlemler alınmalıdır. Çeşitli nedenlerle diş hassasiyetine sahip hastalar Mine aşınması bulunan hastalar Mine çatlağı bulunan hastalar Çok sayıda ve büyük dolgusu olan hastalar Evde ya da Muayenehanede Kolayca Beyazlatma Beyazlatma işlemi iki şekilde uygulanmaktadır. 1- Ev tipi  2- Ofis tipi Ev tipi olarak en sık kullanılan madde %10 konsantrasyonunda karbamid peroksittir. Ofis tipi olarak bilinen ve muayenehanede uygulanan beyazlatmada (%25-%40) karbamid peroksit veya hidrojen peroksit kullanılmaktadır. Ofis tipi olarak bilinen ve muayenehanede uygulanan işlemde beyazlatmayı hızlandırmak ve daha etkili hale getirmek için lazer ışınları da kullanılmaktadır. Beyazlatma amaçlı kullanılan hidrojen peroksit ve karbamid peroksit FDA onaylıdır.” Yan etkiler Dt. Yüksel Tozlu kolayca uygulanan diş beyazlatma işleminin yan etkileri konusunda şu uyarılarda bulundu: “Beyazlatma sırasında ve sonrasında iki yan etki ortaya çıkabilir. Bunlardan biri dişeti irritasyonu ve diğeri diş hassasiyetidir. Her ikisi de geçicidir. Hassasiyet için hekimin önerdiği hassasiyet giderici diş macunu kullanılabilir. Dişeti irritasyonları genellikle kendiliğinden geçmektedir.” 

Goldwell Stylesign Isıdan Koruyucu Losyon

Goldwell Stylesign Hot Form - Isidan Koruyucu Losyon 150 ml



ÜRÜN FİYATI: 49,00 TL

Kalici sekiller ve düz stiller için güçlendirici sekillendirme losyonu.

ÖZELLIKLER & FAYDALAR
  • Ince telli, kivircik saçlari yatistirma ve düzlestirme için idealdir.
  • Düzlestirici masa ve fön isleminde saçin düzlesmesini çabuklastirir.
  • Elektriklenmeyi uzun süreli kontrol eder,nem den korur.
  • 200° C?ye kadar isidan koruma ve renk koruma saglar .
  • Sik kullanima uygundur.Tutus gücü 3

UYGULAMA
  • Havluyla kurulanmis saça uygulayiniz
  • Fön ve masa ile saçinizi düzlestirin ve saçiniza sekil verin.
 


Güzellik hataları

Güzelleşmek ve daha iyi görünmek uğruna yaptığımız makyaj, kimi zaman olduğumuzdan daha yaşlı görünmemize neden oluyor, işte uzak durmamız gereken 5 ana makyaj kuralı.



Kalın Fondöten Kullanmak

Kalın sürülmüş fondöten sanıldığı gibi ciltteki kusurları örtmez aksine daha da görünür kılar. İnce çizgilerin arasına girer, gözeneklerin daha büyük görünmesine neden olur. 90’lı yıllardan itibaren fondöten ten makyajının vazgeçilmez adımı oldu. Ancak zaman içerisinde doku ve renk konusunda çok gelişti. Eskiden ister istemez kalın sürmek zorundaydık çünkü dokuları kalındı, oysa günümüzde ikinci ten etkisi denilen oldukça ince, ışığı toplayan parlaklıkta fondötenler kullanılıyor, tek bir kat yeterli oluyor. Fazlasından kaçının.
Nemsiz Cilde Makyaj Yapmak
Nemsiz cilt konforsuz görünür, konforsuz cilt de tüm kusurlarınızı görünür kılar.  Kuru cit demek daha fazla kırışık ve daha fazla irritasyon anlamına gelir. Makyajı kuru cilde uygularsanız hiçbir şeyi örtemez aksine daha görünür kılarsınız. Makyaj öncesi cildin neme doyması , yumuşak bir baz yaratmanız makyajınızın daha iyi görünmesi, daha uzun süre dayanması ve varla yok arası bir etki bırakması için kaçınılmazdır.
Işıltılı Ten Ürünleri Kullanmak
Işıltı dozajında kullanılmazsa yaşlı gösteren ve assolist havası yaratan başlıca makyaj hatalarından biridir. Işıltılı, simli ürünler, özellikle göz makyajında ince kırışıklıklar arasına girer, birikme yapar , göz kapakları ağırlaşmış durur, ten makyajında kullanıldığında tüm kusurları görünür kılar ayrıca dudaklarda parlak malzeme kullanmak dudak üstü çizgilerine dikkat çekecektir. Yaş büyüdükçe ışıltılı ürünlerden uzak durmanız da fayda var.
Fazla Pudralanmak
Pudra eski tarz makyajının vazgeçilmeziydi, kimse cilt tipini bilmeden pudra kullanırdı, oysa kuru bir cildiniz varsa pudradan uzak durmanız gerekir. Pudra, yüze matlık vermesi ve istenmeyen parlamaları önlemesi için kullanılmalıdır. Eğer pudra fazla kaçarsa, cilt kuru görünür, ışığı azalır , kırışıklıklar daha belirgin görünür, konforsuz bir ciltte makyaj daha yaşlı görünmenize neden olur.
Fazla Göz Makyajı Yapmak
Kalın çekilmiş eyeliner ya da kalem, kaş altına kadar taşınmış koyu far, yoğun şekilde boyanmış kirpikler bakışlarınıza ağırlık verir, göz kapaklarınızı daha da aşağıya çeker. Genç bakışlar istiyorsak göz yapınıza uygun şekilde kavisli ince bir eyeliner, kaşları daha kalkık göstereck kaş kemiği üzerine sürülmüş açık renk bir far ve iyice kıvrılmış kirpiklere sürülmüş bir kat maskara yeterli olacaktır.



Fazla makyajın yaş büyüten gücüne Scarlett Johansson’un bu iki fotoğrafı harika birer örnek. Johansson 2001 yılında, Hollywood Film Festivali’ne bu ağır makyajla katıldığında sadece 17 yaşındaydı. 14 yıl sonra katıldığı G'Day USA Gala Featuring The AACTA International Awards'ta ise varla yok arası makyajıyla kesinlikle eskisinden çok daha genç duruyor.

PHILIPS AT610 Traş Makinesi Aquatec

PHILIPS AT610 Traş Makinesi Aquatec



ÜRÜN FİYATI: 86,15 TL

Aquatec: ferahlatıcı köpük ya da tıraş kolay kuru ile tıraş
ıslak
CloseCut bıçakları düzgün, yakın kesim için hafifçe
kayar.
Performans
2 yıla kadar tutarlı bıçak performans.
Kullanımı
kolay
Bir 10 saat şarj kablosuz güç 30 + dakika verir.
Ekstra hassas ve
tam kontrol için benzersiz ergonomik tutuş
 
Teknik Bilgiler
Traş ŞekliKuru
Şarjlı Kullanım Süresi30-40 dk
Satış Garanti Süresi (ay)24


Oruç tutarken kilo verebilir miyim?


Hem oruç tutup hem de zayıflamak artık mümkün. Özel Selçuklu Hastanesi Diyetisyeni Ayşe Duran oruç tutarken zayıflamanın püf noktalarını açıkladı. 




İftar ve sahur mönüleri nasıl olmalı?
Star gazetesinde yer alan habere göre; Oruç tutmayı asla diyet yapmak olarak algılamamak gerekiyor. Sonuçta oruç tutarak bedenimizi, nefsimizi terbiye ediyoruz ve bunu Allah’ın rızası için yapıyoruz. Önemli olan oruç tutarken sağlıklı sahur yapmak ve uzun süren açlıktan sonra iftar mönüsüne çok yüklenmemektir. Oruç tutarken elbette kilo verebiliriz. Önemli olan sahur öğünümüzü muhakkak yapmamız gerekiyor. Sahura kalkmadan tutulan oruçlarda kas kitlesinden kayıp meydana gelebilir, bu durum size halsizlik vb. hastalıklar meydana getirebilir. Orucun dışında da zaten aç kalarak asla kilo verilemeyeceğini diyetisyenler olarak altını çiziyoruz. Vücudumuz için gerekli, besin ve öğelerini boyumuza, kilomuza, yaşımıza, fiziksel aktivitemize göre yeterli ve dengeli miktarda almalıyız. Bu sistem oruç tutarken de devam etmeli. 

Sahur mönümüz: Sahur öğünümüzü kahvaltı öğünümüz gibi düşünmeliyiz. Diyet yapanlar kahvaltı öğünlerinde ki miktarları kadar aynısını sahurda da tüketebilirler. Tokluk hissi veren besinler tercih edilmeli. Bunlar; posa içeriği yüksek, tam tahıllı ekmek ve ürünleri olarak tercih edilmeli. Beyaz ekmek ve ürünlerinden uzak durulmalıdır. Meyve ve sebzeleri kabuklarıyla birlikte tüketin. Örneğin; elma, salatalık gibi besinleri direkt kabuklarıyla tüketebilirsiniz. Protein değeri oldukça yüksek olan ve karnı tok tutan yumurta haftada 4-5 gün sahur mönülerimizde olabilir. Beyaz peynirin de karnı tok tutma özelliği vardır çünkü protein içeriği yüksek olan besinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirir. Sahur mönümüzde mutlaka 60 grama yakın beyaz peynir olmalıdır. Süt ürünlerinde yağ oranına dikkat etmek lazım. Yarım yağlı ürünleri tercih etmek en doğrusu olur. Bu yüzden sahurda protein içeriği yüksek olan gıdaları tercih etmek, doğru tercihlerden birisi olacaktır. Ceviz, fındık, badem gibi besinlerinde sahur mönünüzde olması size gün boyu enerji verir. Sıvı oranı fazla olan yiyecekleri tercih edin. Bunlar; çorba, sebzeler, yoğurt gibi besinlerdir. Havaların sıcak olması nedeniyle su önemini daha fazla koruyor. Bu nedenle sahurda şekersiz veya az şekerli kompostolara, taze sıkılmış meyve sularına, maden suyuna yer vermeliyiz. 

Sahurda mutlaka 4-5 su bardağı su içmeye özen gösterin
Kızartma tarzı yiyeceklerden uzak durun. Börek, yağlı sebze-et yemekleri, kızartmalar (patates, sucuk, sebze, et vs.) hamur işleri… Bunları kesinlikle sahurda tüketmeyin. Çünkü bu tür yiyecekler gece yenildiği zaman sabah kalkınca midede ekşime, bulantı, yanma gibi hislere neden olur. Ayrıca gece metabolizmamız yavaşladığı için bu besinlerin sindirimi güçleşecektir. Hamur işi besinler karnımızı gün boyu tok tutmaz, daha fazla acıktırır ve kilo almanıza neden olur. 

İftar mönümüz: Orucumuzu açarken bir miktar su ve zeytin ile başlangıç yapabiliriz. Ardından ekmeğinizden küçük bir lokma alır eşliğinde hafif bir çorba ve aradan 15-20 dakika geçtikten sonra da hafif bir ana yemekle devam edersiniz. Salata ve yoğurt da öğünlerinizde olmalı. Eğer bir arkadaşınıza davetliyseniz, davet yemeklerinden azar azar alarak daha uzun süre çiğneyerek devam ederseniz. İftardan sahura kadar 8-10 bardak su içmeliyiz. Vücudumuzun su elektrolit dengesini sağlayabilmek için. Yemeklerinizi yavaş tüketin. Yoksa mide rahatsızlıkları ortaya çıkar. Doygunluk hissini anlayabilmek için olabildiğince yemeklerinizi yavaş tüketin. İftarda asitli içeceklerden uzak durun. Mide hacminizi gereksiz yere doldurmanıza ve midenizi tahrip etmeye gerek yok. Özellikle ramazan ayında daha çok tatlıya karşı isteğimiz oluşur. Bunun nedeni, uzun süren açlıklarda insülinin daha çok salgılanması ve fazla salgılanan insülinin, şekerin düşmesine neden olmasıdır. Şeker düşüklüğü de insanı şekerli ürünlere daha fazla yöneltir. Özellikle iftar öğünlerimizde tatlılar eksik olmaz. Bu isteği önlemek için sahur öğünlerinizi mutlaka yapın. 

İftardan sonra en az 2 ara öğün yapmak gerekli. 
İftar sofranızda farklı besin grupları yer alsın. Haftada 1-2 defa kırmızı et, 1-2 gün balık, 1-2 gün kuru baklagiller, hafta 1-2 gün sebze yemeği beslenmenizde sağlıklı bir dengeyi kurmanızı sağlayacaktır. İftardan bir saat sonra hafif tempoda yürüyüş besinlerin sindirimi için iyi olacaktır. 

ÖZET: Ramazan ayı boyunca kilo almamak için mutlaka sahur öğününüzü atlamayın. Sahurda yediklerinize dikkat edin. İftarda hafif ana yemeklere yer verin. İftardan sahura kadar en az 10 bardak su içmeye özen gösterin. Yemeklerinizi hazırlarken yağ miktarına ve sağlıklı pişirme yöntemlerine dikkat edin. İftardan sonra hafif tempoda aktiviteleriniz olsun.