Toplu Sms

Hafızanızı Güçlendirmek İçin Nasıl Beslenmelisiniz?



meyve

Hafızayı güçlendirmek yani beynin gücünü arttırmak için en iyi besinlerin sıralandığı şu listeye bir göz atın!

Fizyolojik olarak iyi bir hafıza; beyin hücrelerinizin toplam sayısına (nöronlar), hücreler arasındaki iletişimin düzgün akışına ve hücrelerin sağlığına bağlıdır. Genel sağlık durumunuz hafızayı birçok yönden, güçlü bir şekilde etkileyebilir. Örneğin; vücudun kardiyovasküler sistemi beyin hücrelerinin çalışma performansını etkileyebilir. Vücuttaki her hücrenin hayatta kalabilmesi ve düzgün çalışabilmesi için sürekli bir oksijen kaynağına ve besin maddelerine ihtiyacı vardır. Oksijen ve besin maddeleri kan yoluyla taşındığından, kan akışını olumsuz yönde engelleyen herhangi bir şey beyin hücrelerinin işlevini etkileyebilir. Basitçe, sağlıklı bir kalp sağlıklı bir beyin için çalışır. Bu yüzden kan basıncı ve kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmak, düzenli egzersiz yapmak ve sigara, alkol gibi enerjinizi düşürecek kötü alışkanlıklardan uzak kalabilmek önemlidir.
Kalp sağlığınızı koruyucu bir diyet; genel sağlığın yanı sıra hafızanızın sağlığı nedeniyle de oldukça önemlidir ki çarpıcı bir araştırma hafızanın geliştirilmesi ve korunması için belirli besinleri ve onların içeriğindeki öğeler arasında bağlantıları bulmuştur. Bu “hafıza” gıdaları, meyvelere ve yeşil yapraklı sebzelere rengini veren kimyasal bileşikler olan flavonoidleri içermektedir. Hafıza fonksiyonlarını desteklediği görülen iki önemli flavonoid; antosiyaninler ve quarsetindir. Hafızayı geliştirdiği bulunan diğer besin maddeleri; folat ve omega-3 yağ asitleridir.

Hafızayı güçlendirmek yani beynin gücünü arttırmak için en iyi besinlerin sıralandığı şu listeye bir göz atın!:
Kırmızı Meyveler:
Kırmızı meyveler diğer meyvelerle karşılaştırıldığında, bazı antioksidanların en yüksek konsantrasyonlarını bünyelerinde barındırırlar ve hepsi beyin hücrelerinin bozulmalarına karşı koruyucu etki gösteren, yararlı antosiyaninler ve flavonollerden (flavonoidlerin alt grubu) zengindir.
Bazı çalışmalar, flavonoidlerden zengin diyetlerin insanlarda hafıza kaybını tersine döndürmede yardımcı olabileceğini ortaya koymuştur.
Yaban mersini, flavonoidlerin en iyi kaynaklarından biri olduğundan tüketimine günlük beslenmenizde yer vermenizi şiddetle öneririm.

İngilterede yapılan bir çalışma, bol miktarda yaban mersini tüketiminin hafıza ve öğrenmeyi geliştirebileceğini ortaya çıkarmıştır. Yaban mersini gibi taze kırmızı meyveler; çiftçi pazarlarında, yerel süpermarketlerde ve sağlıklı yiyecek marketlerinde bulunmaktadır.
Sezon dışı aylarda, dondurulmuş taze meyveler besleyici olduğu kadar iyi bir alternatif haline de gelmektedir.
Yeşil Yapraklı Sebzeler:
Ispanak, beyaz lahana, kara lahana, hardal yaprağı ve şalgam gibi yeşil yapraklı sebzeler, hafıza üzerinde doğrudan etkiye sahip olan folatla (ek besin takviyelerinde ve zenginleştirilmiş besinlerde bulunan folik asit, bu besin maddesinin sentetik formudur) yüklüdür.
Boston’daki Tufts Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, araştırmacılar 3 yıl boyunca 320 erkeği takip etmiş ve kandaki homosistein (yüksek kalp krizi riskiyle ilişkili bir amino asit) düzeylerini takip etmişlerdir.
Homosistein düzeyleri yüksek olan katılımcıların hafızalarının daha zayıf olduğu; folik asitten zengin gıdalarla beslenenlerin (bu tür bir diyet doğrudan homosistein seviyelerini düşürür) hafızanın zayıflamasına karşı koruyucu etkiye sahip oldukları görülmüştür.
Bir Avustralya çalışmasında folik asitten zengin besinleri bol miktarda içeren bir diyet, daha hızlı bilgi işleme ve daha iyi hatırlamayla ilişkili bulunmuştur, başka bir çalışmada 5 hafta boyunca yeterli miktarda folik asit tüketen kadınların hafızasında genel iyileşmeler saptanmıştır.
Yağlı Balıklar:
Sağlıklı bir zihin için, sağlıklı yağlar önemlidir. Araştırma besin ve hafıza söz konusu olduğunda, özellikle somon, sardalye, ringa ve uskumru gibi yağlı balıkların sağladıkları bol miktarda omega-3’le gösterinin yıldızı olması gerektiğini göstermektedir hatta, 2006 yılı Kasım ayında Nöroloji Arşivleri’nde yayınlanan bir çalışmada, omega-3 seviyeleri yüksek olan deneklerin, omega-3 seviyeleri düşük olan deneklere göre demans (bunama) tanısı almalarının belirgin şekilde daha düşük ihtimal olduğu görülmektedir.
Chicago Rush Üniversitesi Tıp Merkezi’nden araştırmacılar tarafından yapılan daha önceki bir çalışmada, diyetlerin hafızalarını nasıl etkilediğini görmek için 3000’den fazla ve erkek 6 yıl boyunca izlenmiştir, haftada en az bir kez balık yiyenlerde, hiç balık yemeyenlere oranla hafızanın yavaşlamasında %10’luk bir düşüş görülmüştür. Bu fark, balık tüketenlerde hafıza ve düşünme yeteneği açısından 3 yaş daha genç olduklarını göstermektedir.
ÖNEMLİ!!! Haftada 3 kere 110 gramlık porsiyonlarda yağlı balık tüketmeye çalışın. Eğer bu durum sizin için pek gerçekçi değilse, balık yağı takviyeleri kullanmayı düşünebilirsiniz.
Kahve:
Kahve severler için güzel haberlerim var: yaklaşık 2 yıl önce, Avusturya Innsbruck Üniversitesi’nden araştırmacılar kafeinli kahve içmenin geçici bir süre için, kişinin odaklanmasını ve hafızasını keskinleştirdiğini bulmuşlardır.
Gönüllülere, kafein düzeyleri eşit, yaklaşık 2 fincan kahve verildikten sonra, gönüllerin beyin fonksiyonlarında hafıza da dahil olmak üzere iki yerde bir artış olup olmadığını gözlemlemek için manyetik rezonans görüntüleme kullanıldı,kafein verilmeyen gönüllülerde beyin fonksiyonlarında artma gözükmedi.
Önde gelen nöroloji dergilerinin birinde yayınlanan başka bir çalışmada, kafeinin etkilerinin kadınlarda daha uzun ömürlü olabileceği bulundu. Bu 4 yıllık çalışma, bilişsel fonksiyon, kan basıncı, kolesterol düzeyleri ve damarla ilgili diğer temel değerlendirmelerden geçen 7000 katılımcıyı içermekteydi, araştırmacılar 2 yıl ve 4 yıl sonunda katılımcıları tekrar değerlendirdiklerinde; 65 yaş ve üstü kadınlarda günde 3 fincan kahve içen (veya eşit kafein içeriğinde çay)kadınların, günde 1 fincan veya daha az kahve içen kadınlara göre zaman içerisinde hafıza zayıflamasında 3 kat düşüş olduğu görülmüştür. Sonuçlar, araştırmacılar yaş, eğitim, temel bilişse fonksiyon, depresyon, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, ilaçlar ve kronik hastalıklar gibi hafıza fonksiyonlarını etkileyebilecek diğer faktörler göz önünde bulundurulduktan sonra elde edilmiştir. Araştırmacılar, kafeinin cinsiyetlere göre farklı metabolize olabileceğinden dolayı bu kafein ve hafıza arasındaki ilişkinin erkeklerde görülmediğini düşünmüşlerdir.
Akılda tutulması gereken, filtre edilmemiş kahvenin (French pressde yapılmış kahve veya espresso gibi) içerdiği bileşiklerden dolayı kolesterol seviyelerini yükseltebileceği ve özellikle yüksek kolesterolle mücadele eden kişilerin dikkatli olması gerektiğidir. Emin olmak için, filtre kahveye sadık kalın ve süt konusunda yagsiz olanlari tercih ederken şeker eklemekten mumkun olduğunca kacinin .
Uzm.Dyt.Merve TIGLI CINAR

Göz Farı Nasıl Sürülür?


Gözlerinizde renk etkisi size daha özel ve çekici bakışlar kazandıracak. Peki göz farı nasıl sürülür? İşte bunun cevabı...

Gözlerinizde renk etkisi! Evet, göz farları özel ve çekici bir etki yaratmak amacıyla göz kapaklarınızı renklendirmek için kullanılan bir çeşit makyajdır.
Büyüleyici bir görünüş elde etmek için bu muhteşem makyajı yaptırın veya evde kendiniz yapın.
Göz farı her makyaj ünlülerin müşterisine uygulamak istediği en güzel bölümdür.
Bu sayede makyaj sanatçıları yeteneklerini keşfederek güzel sonuçlar ortaya koyacakları harika bir alan elde ederler.
Gözler, gözle görülen en önemli alandır. İnsanların yüzünüzde ilk baktığı yer gözlerinizdir. Bu nedenle genel görünüşünüzü büyüleyici hale getirmek için göz makyajınız üzerinde çalışmanız gerekir. Gözlerinizi göz farı sürmeden bırakmayın. Bunun yerine gereksinimlerinize uyacak birgöz makyajı yapın.İlk olarak göz farının rengi harika bir görüntü ortaya koyabilmek amacıyla gözlerin rengine ve şekline uymalıdır. Makyaj uygularken bazı basit göz makyajı önerilerini takip edin. Açık renkler yüzünüzdeki pürüzleri belirginleştirir ve koyu tonlar bu pürüzleri saklar.
Göz Farı Nasıl Sürülür?
Okul günlerinizde fırçanızla gerektiği şekilde resim yaptığınız günleri hatırlamak oldukça basit. Göz farı kullanmakta aynı resim yapmaya benzer; fakat sadece biraz daha küçük çaplı bir operasyondur.
Doğal bir kapatıcı alın ve kapatıcıyı önce göz kapaklarınıza sürün. Ardından kirpiklerin yakınından başlayarak kaş çizgisine doğru göz farı rengini koyulaştırın. Bu aşamadan sonra daha açık ve orta koyuluktaki far renklerini göz kapağının alt kısmına uygulayın ve bu far tonlarını daha önce gözünüzün üzerine uyguladığınız daha koyu farla iyice karıştırın. Üçüncü ve son renk kirpik çizgisinden başlanarak gözün dış köşesine doğru uygulanmalıdır.Bu size derin bir görünüş kazandıracaktır. Göz kapağının alt kısmından başlayarak koyulaşan far renklerinin uygulanmasıyla kaş kemiği belirginleştirilebilir.

Mümkün olduğunca bu doğal tonları uygulayın. Yapay duran yeşil ve mavi tonlarını tercih etmeyin. Daha açık renk göz farları gözlerinizin daha büyük görünmesini sağlar ve koyu tonlarsa gözlerinizi ufak gösterir. Göz farlarını pudra ve krem formlarında bulabilirsiniz. Krem göz farları pudra farlara göre daha iyidir; çünkü bu far göz kapaklarında birikmelere neden olmaz. Krem göz farlarını pudra farlarla karıştırabilirsiniz. Kremler parmak uçlarıyla uygulanmalıdır.

Parıltılı göz farları! Bu tür göz farlarını gece partilerinde ilgiyi üzerinize toplamak için satın alabilirsiniz. Baş döndürücü bir görüntü için gözlerinize parıltı ekleyin.

Vichy Capital Soleil Spf 50 Yüz Kremi Normal/Kuru Cilt 30 ml


Satın Almak İçin Tıklayınız

Vichy Capital Soleil Spf 50 Yüz Kremi Normal/Kuru Cilt 30 ml
CAPITAL SOLEIL -
Yüz İçin Koruyucu Güneş Kremi IP 50 Cilt tipi: Yetişkinler içindir. Aksiyon: Güneşe bağlı leke oluşumuna karşı etki. Işıltılı bir cilt. Sonuçlar: Yüksek koruma. Cildinizi zararlı UVA%2BUVB ışınlarından, kahverengi lekelerden ve güneşe bağlı erken cilt yaşlanmasından korur. Cildi nemlendirir. Ürün Sunumu: 50 ml tüp Kullanım : Ürünü güneşe çıkmadan hemen önce uygulayınız. Yüzdükten, terledikten ve kurulanmadan sonra güneş korumanızı yenileyiniz ve sık tekrarlayınız. Gözle temas halinde hemen ve iyice durulayınız. Doku: Cilt tarafından kolayca emilir. Yağsızdır. Yapışkan değildir.



Akneli Cilt Bakımı Nasıl Yapılır

Aynaya baktığınızda cildinize mahkum olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Yüzünüzdeki aknelerden bir türlü kurtulamıyorsanız, bir de bu yöntemleri deneyin!

Akneli cildin görünümünü düzeltmek için ilk adım temizlik. Yüzün sabah ve akşam sıkıştırıcı maddelerle zenginleştirilmiş çok hassas bir nötr sabunla yıkanması gerekli. Temizleyici seçiminde cildin yağını fazla almayacak bir malzeme olmasına özen göstermek çok önemli: Aksi takdirde tersine bir etki görülebilir ve yağ bezleri fazla yağ üretebilir. Cildin aşırı temizlenmesinden kaynaklanan bir tür akne de vardır.Tedavide genel kurallar:
1 - Cilt toniğiniz çok az alkol içermeli. Antiseptik ve ağrı dindirici maddelerle zenginleştirilmiş olanları tercih edin.
2 - Koruyucu kremler içinde en uygun olanlar cilde mat bir görünüm veren ve çabuk uçanlar. Bunların içindeki yağlı kısım deriyle direkt olarak temas etmiyor.
3 - Temizlik maskeleri cildi rahatlatan ve yağ üretimini azaltan A, E, F vitaminleri ve atkuyruğu lavanta adaçayı biberiye mercanköşk gibi bitki özleri içermelidir.
Cildimizi doğal yollarla nasıl temizleriz?
4 - Bir estetisyenin belli sıklıkta uygulayacağı derinlemesine temizlik cildin durumunu kontrol altında tutmaya yardımcı olacaktır.
5 - Akneli cilde makyaj yaparken özel hazırlanmış ürünler kullanmaya dikkat edilmeli. Örneğin yağsız bir toz fondöteni kuru bir sünger yardımıyla uygulayabilirsiniz. Sivilcelerin azdığı dönemlerde pekmakyaj yapmamanız daha iyi olur.
6 - Bir estetik uzmanı akne sorununuzu 2 – 3 ayda çözebilir. Uygulanacak tedavi kozmetikmalzemelerle de takviye edilen birkaç ilacın kullanımına dayanıyor. Günümüzde ilaçların içerdiği retin - A gibi temel aktif maddelerin oranının düşürülmesi yan etkileri azalttığı gibi mükemmel sonuç elde edilmekte.
Tahrişe karşı önlem alın
Cilt genel olarak havanın çevrenin ya da kozmetiklerin etkisi yüzünden tahriş olur. Aşındırıcı ürünler (peeling) başta olmak üzere bazı maddelerin hatalı kullanımı da cildi tahriş edebilir.
1 - Toz kir ve cildin uzun süre makyajlı kalması tahrişe yol açabilir. Dolayısıyla makyajın en geç 10 – 12 saat sonra temizlenmesi yerinde olur.
2 - Mineral yağlar parfüm ve alkol hassas ya da herhangi bir rahatsızlığı olan ciltlerde tahrişe neden olabilir.3 - Boyalar renk açıcı kremler ve tüy dökücüler tahriş riski en yüksek kozmetikler.
4 - Tahrişe yol açma açısından bitki özleri ya da doğal maddeler içeren kozmetikler sentetik olanlardan daha güvenli değil.
5 - Dermatolojik olarak test edilmiş kozmetiklerin cilt tarafından kabul edilmeme olasılığı daha az. Gene de cildiniz hassassa dikkatli olun.
6 -Kozmetik kullanırken tahrişin çeşitli faktörlere bağlı olduğunu unutmayın. Bunlardan bazıları: Temas türü (Örneğin şampuanın deriyle temas ettiği süre deodorantınkinden daha azdır); temas noktası (Göz çevresi gibi bazı bölgeler daha hassastır); PH değeri (Cilde uygun olanlar asit özellik taşıyanlardır); uçma (Bazı kozmetikler havayla temas ettikten sonra bozulup cildi tahriş edebilir).

King Eb 817 Digital Banyo Baskülü

King EB 817 Digital Banyo Baskülü
ÜRÜN ÖZELLİKLERİ
Yüksek hassasiyetli sensör sistemi 
Cam platform 
Otomatik sıfırlama 
Otomatik açılma 
Fazla kilo uyarısı 
Düşük pil uyarısı 
Geniş LCD ekran